Konum: Anasayfa » Fıkıh » Namaz Hocası » Cenaze Namazı Nasıl Kılınır? [Resimli Anlatım & Video]

Cenaze Namazı Nasıl Kılınır? [Resimli Anlatım & Video]

Cenaze Namazı! Cenaze Namazı Nasıl Kılınır?! Cenaze Namazının Kılınışı! Cenaze Namazı İle İlgili Hadisler! Cenaze Namazı Hakkında Bilgi! Cenaze Namazı İle İlgili Soru ve Cevaplar!
cenaze-namazı-banner

Cenaze namazı ölen kimse için kılınır. Ölü için yapılan duadır. Müslüman kardeşin günah ve kusurlarının bağışlanmasını Allah’tan dilemek, ona son vazifeyi yapmak için cenaze namazı kılınır.

Cenaze namazı,  Farz-ı Kifaye‘dir.

Bir ölünün cenaze namazının kılınabilmesi için aşağıdaki şartların bulunması gerekir:
1- Ölünün müslüman olması
2- Temiz olması (Yani yıkanıp temiz bir kefene sarılması)
3- Cemaat önünde olması
4- Ölünün tamamı veya bedeninin yarıdan fazlası, yahut başı ile beraber yarısının bulunması
5- Cenaze namazını kılacak kişinin (özürlü değilse) ayakta kılması
6- Cenazenin yerde olması, omuzda veya hayvan üzerinde bulunmaması

Cenaze namazının rükûnleri, dört tekbir ile kıyamdır. Selâm vermek vacibdir. Cenaze namazında rükû ve secde yoktur. Kerahat vakitlerde kılınmaz.

 

 

Cenaze yıkanmış ve kefene sarılmış olarak namazın kılınacağı yerde Musallâ taşına konulur. Cenaze cemaatin önünde bulunur. Namazı kıldıracak imam ölünün göğsü hizasında durur. Cemaat ayakta ve kıbleye karşı imamın arkasında saf tutar.

 

Cenaze Namazının Kılınışı

Namaz Başlangıcı (Niyet)

Niyet Edilir (Erkek)

Namaz Başlangıcı (Kadın)

Niyet Edilir (Kadın)

Niyet Edilir

Abdest alınıp, ayakta olarak kıbleye dönülür. Ayakların arası dört parmak açıklıkta olur.

Kadınlar, vücûdun şekli belli olmayacak şekilde, tepeden tırnağa kadar örtünür. Yalnız eller ve yüz açık kalır.

Ellerini kol ağzından dışarı çıkarmaz. Namazda, kadınlar için en iyi örtülü olmanın en kolay şekli, ellerini de örtecek geniş bir başörtüsü ve ayaklarını da örtecek, geniş ve uzun bir etektir.

Niyet ederken ölünün erkek veya kadın, erkek çocuğu veya kız çocuğu olduğu belirtilir.

İmamın arkasındaki cemaat: “Niyet ettim Allah rızası için hazır olan cenaze namazını kılmaya (ölü erkek ise) şu erkek için duaya, uydum imama” diye niyet eder.

Cenaze kadın ise: “Şu kadın için duaya”

Cenaze erkek çocuğu ise: “Şu erkek çocuğu için duaya”

Cenaze kız çocuğu ise: “Şu kız çocuğu için duaya” denilir.

Tekbir Getirilir

Tekbir Getirilir (Erkek)

Tekbir Getirilir

Tekbir Getirilir (Kadın)

Tekbir Alınır

Niyet ettikten sonra imam yüksek sesle, onun peşinden cemaat gizlice “Allahü ekber” diyerek birinci tekbiri alınır.

Erkekler tekbîr alırken; ellerin içi kıbleye karşı ve parmak araları normal açıklıkta bulunur. Başparmaklar kulak yumuşağına değdirilerek eller yukarıya kaldırılır.

Kadınlar tekbîr alırken; ellerinin içi kıbleye karşı, parmak araları normal açıklıkta ve parmak uçları omuz hizâsına gelecek şekilde ellerini yukarıya kaldırırlar.

Kıyam Edilir

Kıyam Edilir (Erkek)

Kıyam Edilir

Kıyam Edilir (Kadın)

Kıyam

 

Tekbîrden sonra eller bağlanır.

Erkekler sağ elin avucu, sol elin üzerinde ve sağ elin baş ve küçük parmağı sol elin bileğini kavramış olarak ellerini göbek altında bağlarlar.

Kadınlar Sağ el sol elin üzerinde olacak şekilde ellerini göğüs üstüne koyarlar. Erkeklerde olduğu gibi sağ elin parmakları ile sol elin bileğini kavramazlar. Elleri baş örtüsünün altında tutmaya çalışmalıdır.

Eller bu şekilde bağlantıktan sonra, Ayakta;

-İmam ve cemaat gizlice  Sübhâneke okunur, Sübhaneke’de diğer namazlarda okunmayan “ve celle senâük” cümlesi de okunur.

Kıyam Edilir

Kıyam Edilir (Erkek)

Kıyam Edilir

Kıyam Edilir (Kadın)

Kıyam

-Sübhaneke okunduktan sonra eller kaldırılmadan imam açıktan, cemaat da gizlice “Allahü ekber”  diyerek ikinci tekbiri alırlar. Hem imam, hem de cemaat gizlice “Allâhümme Salli” ve  “Allâhümme Bârik” okunur,

Sonra eller kaldırılmaksızın yine “Allahü ekber” denilerek üçüncü tekbir alınır ve Cenaze Duası okunur.

Cenaze duasını bilmeyen onun yerine Fâtiha Sûresi‘ni veya Kunut Dualarını ( Kunut 1, Kunut 2 ) okuyabilir. Kunut dualarını da bilmeyen Rabbenâ Âtinâ ayetini okur.

Bundan sonra eller kaldırılmadan tekrar “Allahü ekber” denilerek dördüncü tekbir alınır ve bir şey okunmaksızın baş önce sağ tarafa çevrilerek “Esselâmü aleyküm ve rahmetullah” denilir. Sonra sol tarafa çevrilerek “Esselâmü aleyküm ve rahmetulah” denilir ve böylece cenaze namazı bitirilmiş olur.

 

 

Cenaze Duâsı

 

ٱَللّٰهُمَّ ٱغْفِرْ لِحَيِّنَا وَمَيِّتِنَا وَشَاهِدِنَا وَغَآئِبِنَا وَكَبِيرِنَا وَصَغِيرِنَا وَذَكَرِنَا وَاُنْثَانَا

ٱَللّٰهُمَّ مَنْ اَحْيَيْتَهُ مِنَّا فَاَحْيِهِ عَلَى ٱْلاِسْلاَمِ وَمَنْ تَوَفَّيْتَهُ مِنَّا فَتَوَفَّنَا عَلَى

ٱْلاِيمَانِ وَخُصَّ هٰذَا ٱلْمَيِّتَ بِٱلرَّوْحِ وَٱلرَّاحَةِ وَٱلرَّحْمَةِ وَٱلْمَغْفِرَةِ

وَٱلرِّضْوَانِ ٱَللّٰهُمَّ اِنْ كَانَ مُحْسِنًا فَزِدْ فِى اِحْسَانِهِ وَاِنْ كَانَ مُسِيئًا وَتَجَاوَزْ

عَنْهُ وَلَقِّهِ ٱْلاَمْنَ وَٱلْبُشْرٰى وَٱلْكَرَامَةَ وَٱلزُّلْفٰى بِرَحْمَتِكَ يَا اَرْحَمَ ٱلرَّاحِمِينَ

“Allâhümmağfir lihayyinâ ve meyyitinâ ve şâhidinâ ve gâibinâ ve kebîrinâ ve sağîrinâ ve zekerinâ ve ünsânâ. Allâhümme men ahyeytehû minnâ feahyihî alel islâmi ve men teveffeytehû minnâ feteveffehû alel îmâni ve hussa hâzelmeyyite (*) birravhi verrâhati verrahmeti velmağfireti verrıdvân. Allâhümme in kâne muhsinen (**) fezid fî ihsânihî ve in kâne müsîen fetecâvez anhü ve lakkıhil’ emne velbüşrâ velkerâmete vezzülfâ birahmetike yâ erhamerrâhimîn.” (***)

(*) Kadın ise “hâzihil meyyite” denir.
(**) Kadın ise “in kânet muhsineten fezid fî ihsânihâ ve in kânet müsîeten fetecâvez anhâ ve lakkıhel’emne” denir.
(***) Mânâsı: Allâh’ım! Bizim dirilerimizi, ölülerimizi, hâzır ve gâib olanlarımızı, büyüklerimizi ve küçüklerimizi, erkeklerimizi ve kadınlarımızı afv ü mağfiret buyur. Yâ Rabb! Bizden yaşattıklarını İslâm üzere yaşat. Bizden öldürdüklerini iman üzere öldür. Bilhassa bu ölüyü kolaylığa, rahatlığa, mağfirete, rızâna erdir. Yâ Rabb! Eğer bu ölü, muhsin ise ihsanını artır; ve eğer yaramaz bulunmuş ise affet. Kendisine emniyet, beşâret, kerâmet ve kurbaniyet nasib buyur, rahmetinle, ey erhamerrâhimîn.”

Cenaze erkek çocuk ise, yukarıdaki duâ “alel îmâni” den itibaren şöyle okunur: “Allâhümmec’alhü lenâ feratan vec’alhü lenâ ecran ve zuhrâ. Allâhüm-mec’alhü lenâ şâfian ve müşeffean.”

Cenaze kız çocuk ise, yukarıdaki Cenaze duâsı “alel îmâni” den itibâren şöyle okunur: “Allâhümmec’alhâ lenâ feratan vec’alhâ lenâ ecran ve zuhrâ. Allâhümmec’alhâ lenâ şâfiaten ve müşeffeaten.”

Not:  Cenaze duâsını bilmeyenler  “Allâhümme innâ nesteıynüke…” yi yâni kunut duâsını veya duâ niyeti ile Fâtiha-i Şerîfeyi okurlar. Daha sonra dördüncü tekbir alınır, eller yan tarafa bırakılıp selâm verilir.

Mühim Hatırlatma

Bir çok kimseler, Cenaze namazının dördüncü tekbirinde, ya hiç ellerini bırakmadan selâm vermekte veya sağ tarafa selâm verince sağ elini, sol tarafa selâm verince de sol elini yana bırakmaktadır.
Bu hareketlerin her ikisi de yanlıştır. Doğrusu, dördüncü tekbiri aldıktan sonra her iki eli yana bırakıp selâm vermektir. Çünkü kendisinde sünnet olan bir zikrin bulunduğu kıyamlarda eller bağlanır. Sünnet olan bir zikrin kalmadığı kıyamlarda ise, eller bağlanmaz, yana salınır. (Dürer, 1/ 53)

Cenaze namazı içinde imam açıktan “Allâhü Ekber” diye tekbir aldıkça bazı kimseler kafalarını kaldırmaktadırlar. Bu da yanlış ve tehlikeli bir harekettir. Doğrusu, ne kafa ile ve ne de başka bir azâ ile namaz müddetince hiçbir harekette bulunmamaktır.

Cenaze namazı kılınıcak yer veya ayakkabı temiz değilse, ayakkabıyı çıkarıp üzerine basmalıdır.

Kaynak: Muhtasar İlmihal (Resimli Namaz Hocası) 67. Baskı, Hasan Arıkan

 

Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor:

“Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Ölü üzerine namaz kıldınız mı ona ihlasla dua edin.”

| Ebu Davud, Cenaiz 60, (3199); İbnu Mace, Cenaiz 23, (1497).

 

 

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh)’nin anlattığına göre, kendisine:

“Cenaze üzerine nasıl namaz kılarsın?” diye sorulmuştu. Dedi ki:

“Ailesinin evinden takibe başlarım, yere kondu mu tekbir getirir, Allah’a hamd, Resulüne salat eder, sonra şu duayı okurum:

“Ya Rabbi o senin abdindir, abdinin oğludur, cariyenin oğludur. O, senden başka ilah olmayıp sadece senin ilah olduğuna, Muhammed7in senin kulun ve elçin olduğuna şehadet ederdi, sen onu (bizden) daha iyi bilirsin. Ay Allah’ım, eğer o muhsin ise ona yapacağın ihsanı artır. Eğer kötülerden ise, günahlarını affet. Ey Allah’ım, bizi (ona kılınan namazın) ecrinden mahrum etme, ondan sonra bize fitne verme.”

| Muvatta, Cenaiz 17, (228).

 

 

Avf İbnu Mâlik (radıyallahu anlı) anlatıyor:

“Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir cenâzenin namazını kıldırdı. Okuduğu duadan şunları ezberledik:

“Allah’ım, şunu mağfiret et ve şuna rahmet eyle. Afiyet ver, affeyle, vardığı yerde ikramda bulun, girdiği yeri genişlet. Onun (günahlarını) kar ve buzla yıka, hatalardan pâk eyle, tıpkı elbisenin kirden pâk edilmesi gibi. Onu dünyadaki evinden daha iyi bir eve, ailesinden daha hayırlı bir aileye koy, eşinden daha hayırlı bir eşe ulaştır. Onu kabir azabından, ateş azabından sakındır.”

Avf (radıyallahu anh) der ki: “(Resulullah’ın bu dualarını işitince) o ölünün yerinde kendimin olmasını temenni ettim.”

| Müslim, Cenâiz 85, (963); Tirmizi, Cenâiz 38, (1025); Nesâi, Cenâiz 77, (4, 73).

 

 

Hasan Basri (rahimehullah):

“Çocuk üzerine‚ Fâtiha okunur” der ve şöyle dua ederdi: “Ey Allah’ım; bunu bize öncü yap, karşılayıcı kıl, (ahiret) azığı ve ücret yap.”

| Buhari, Cenâiz 66. (Bab başlığında senetsiz olarak geçmiştir.)

 

 

Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor:

“Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Çocuk (doğumunda) ağlamadan ölürse üzerine namaz kılınmaz, varis olmaz, ona da varis olunmaz.”

| Tirmizi, Cenaiz 43, (1032); İbnu Mace, Cenaiz 26, (1508).

 

 

Nâfi İbnu Ebi Galib anlatıyor:

“Hz. Enes (radıyallahu anh) bir erkeğin cenâze namazını kıldırmıştı. Başının yanında durdu. Dört kere tekbir getirdi. Bir kadın üzerine de namaz kıldırdı. Kadının arka tarafında durdu, dört kere tekbir getirdi. Kendisine, Resulullah böyle mi yapardı?” dendi. “Evet!” cevabını verdi.”

| Ebu Dâvud, Cenâiz 57, (3194); Tirmizi, Cenâiz 45, (1034).

 

 

Hz. Osman, Hz. Ebu Hüreyre, İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) hazerâtı erkek ve kadınların cenâzeleri için namaz kılarlardı. Erkekleri imamın yanına, kadınları da kıble cihetine koyarlardı.”

| Muvatta; Cenâiz 24, (1, 230).

 

 

Muhammed İbnu Ebi Harmele anlatıyor:

“Zeyneb Bintu Ebi Seleme ölmüştü, o sırada Medine valisi Târık idi. Sabah namazından sonra cenazesi getirildi ve Bâki mezarlığına konuldu. Târık, sabah namazını alaca karanlıkta kılardı. İbnu Ömer radıyallahu anhüma cenazenin sahibine:

“Cenazenizi namazı ister hemen kılın, isterseniz güneşin yükselmesine kadar te’hir edin” dedi.”

| Muvatta, Cenâiz 20, (1, 229).

 

 

Nafi anlatıyor:

“İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ), sabah ve ikindi namazları vaktinde kılınmış ise bunlardan sonra cenaze namazı kılardı.”

| Muvatta, Cenâiz 21, (1, 229).

 

 

Buhari’nin bab başlığında, senetsiz olarak şu rivâyet kaydedilmiştir:

“İbnu Ömer mutlaka tâhir olarak cenaze namazı kılardı. Güneş doğarken ve batarken cenaze namazı kılmazdı. Ellerini (de her tekbirde) kaldırırdı.”

| Buhâri, Cenâiz 57.

 

 

Hz. Aişe (radıyallalıu anhâ) ‘den anlatıldığına göre, Sa’d İbnu Ebi Vakkâs (radıyallahu anh) vefat ettiği zaman, Hz. Aişe:

“Onu mescide sokun da ben de üzerine namaz kılayım” dedi. Ancak onun bu teklifi yadırgandı ve hüsn-ü kabul görmedi. Bunun üzerine Hz. Aişe:

“İnsanlar ne çabuk unutuyorlar, Allah’a yemin olsun Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Beyzâ’nın iki oğlu Süheyl ve kardeşinin namazlarını mescidin içinde kıldırdı” dedi.”

| Müslim, Cenâiz 99, (973), Muvatta, 22, (1, 229); Ebu Dâvud, Cenâiz 54, (3189, 3190); Tirmizi, Cenâiz 44, (1033); Nesâi, Cenâiz 70, (4, 68).

 

 

İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor:

“(Babam) Ömer İbnu’l Hattâb’ın cenâze namazı mescidde kılındı.”

| Muvatta, Cenâiz 23, (1, 230).

 

 

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor:

“Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Kim cenaze namazını mescidin içinde kılarsa kendisine (bir sevap) yoktur” -bir nüshada- “aleyhinde bir şey yoktur.”

| Ebu Dâvud, Cenâiz 54, (3191).

Cenaze Namazı Abdestsiz Olarak Kılınabilir Mi?

Cenaze namazı da dahil olmak üzere farz, vacip, sünnet ve müstehab bütün namazlar ancak abdestli bir vaziyette kılınabilir. Su bulunmadığı, ya da bulunup da kullanmaya engel bazı hususlar mevcut olduğu zaman, onun yerine teyemmüm edilir ki bu da abdest anlamında manevi bir temizlik ve silah sayılır.

Kadınlar Cenaze Namazı Kılabilir Mi?

Cenaze namazı farz-ı kifaye olan bir ibadettir. Bunda kadın erkek ayırımı yoktur. Nitekim Resul-i Ekrem Efendimizin (a.s.m.) cenaze namazını hücre-i saadetlerine erkekler ve kadınlar grup grup gelerek kılmışlardır. Müslümanların bir kısmının cenaze namazını kılmasıyla diğerlerinin üzerinden farziyet düşer. Meselâ, hiç erkek olmasa, bir tek kadının namazı kılması kâfi gelmektedir. Yine erkeklerin bulunmadığı bir zamanda kadınlar cemaat halinde kılabilirler. İmam olan safın ortasında bulunur, diğerleri cemaat olurlar.

Bu hükümler mevcut olduğu halde, cenaze namazlarında kadınlar neden bulunmuyor? Bu sualin açıklanması hususunda şunlar söylenebilir:

1. Cenaze namazı farz-ı kifayedir. Herkesin kılması şart değildir. Genellikle vakit namazlarının arkasından kılındığından ve vakit namazlarına da camiye erkekler geldiğinden cenaze namazı hep erkekler tarafından kılınır olmuştur.

2. Kadınlar erkeklere nisbetle duygusal olduklarından acı ve gözyaşlarına hâkim olamadıklarından, bazıları da bağırıp çağırarak ağladıklarından özellikle yakınları tarafından kadınlar cenazeden uzak tutulagelmiştir.

Bu uygulamanın kaynağı bir ölçüde hadis-i şeriflere dayanmaktadır.
Ümmü Atiyye (r.anha) şöyle diyor: “Biz kadınlar, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm tarafından cenazeyi takip etmekten men edildik, yalnız bu yasağa uymak bize vacip kılınmadı.” (İbni Mâce, Cenâiz:50.)

Hazret-i Ali (r.a.) rivayet ediyor:
“Resulullah (a.s.m.) dışarı çıktı, bir grup kadını oturur halde gördü ve sordu:
“Burada neden oturuyorsunuz?”
“Cenazeyi bekliyoruz.”
“Cenazeyi siz mi yıkayacaksınız?”
“Hayır.”
“Cenazeyi siz mı taşıyacaksınız?”
“Hayır.”
“Cenazeyi, mezara indirenlerle birlikte mi indireceksiniz?”
“Hayır.”
“Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurdular: ‘Öyle ise günah işlemiş olarak ve sevapsız olarak geri dönünüz.”1

Burada cenazeyi takibin içinde cenaze namazı yer almıyor, ancak cenazenin namaz kılınacak yere taşınarak gelmesi bulunduğundan, uygulamanın içine girmiştir. Hattâ bu hadis-i şerifi delil olarak getiren Hanefi mezhebi âlimleri, kadınların cenazeyi takibinin tahrimen mekruh olduğu hükmüne varmışlardır.

Bu hadislerin devamı hadislerde ölüye ağlamanın mekruhluğuna temas edilir ve cenaze ile ilgili hadislerin tamamı gözden geçirildiğinde başta namaz olmak üzere, cenazenin evden alınıp defnine kadar cenaze merasimlerinde kadınların katılmamaları daha uygun ve yerinde olacağı neticesine varılmıştır.

1 İbni Mâce, Cenâiz: 51.

Gıyabi Cenaze Namazı Kılmak Caiz Midir?

Uzak veya yakın bir memlekette vefat eden kimse için gıyabi cenaze namazı kılmak hususunda ihtilaf vardır. Hanefi ve Malıki mezhebine göre caiz değildir. Şafii ve Hanbeli mezheplerine göre caizdir. Çünkü İslamiyetle müşerref olan Habeşistan Kralı Necaşi vefat ettiğinde Peygamber (sav) O`nun üzerine gıyabi cenaze namazını büyük bir cemaatle kıldırdı. Ebu Hureyre`den rivayet edilmiştir: Necaşi`nin vefat ettiği günde Peygamber (sav) ölüm haberini verdi ve cemaati müsallaya çıkartıp onları saflar haline getirdi ve dört tekbir aldı (Buhari-Müslim).

Ayakkabı İle Cenaze Namazı Kılınır Mı?

Ayakkabı temiz olursa, onunla namaz kılmak caizdir. Ve bilfiil bugün Türkiye’nin her tarafında cenaze namazı ayakkabıyla kılınıyor. Çünkü cenaze namazıyla diğer namazlar arasında fark yoktur.

Ebû Mesleme şöyle diyor: Enes bin Malik’e (ra). “Peygamber (asm) ayakkabıyla namaz kılar mıydı?” diye sordum. Enes: “Evet!..” dedi. (Buhari, Salât, 24; Tirmizi, Salât, 181)

Ancak ayakkabı temiz olmazsa; ne vakit namazı, ne de cenaze namazı onunla kılınmaz.

Bütün namazlarda olduğu gibi cenaze namazında da namaza engel olan pisliklerin giderilmesi (necasetten taharet) şarttır. Buna göre, cenaze namazı kılacak kimsenin ayakkabılarında namaza engel bir pislik yoksa, namazını ayakkabıları ile kılmasında dinen bir sakınca bulunmamaktadır. Nitekim;

“Rasûlüllah (asm), ayakkabıları ile cenaze namazına durmuş, Cebrail’in ayakkabılarına pislik bulaşmış olduğunu haber vermesi üzerine onları çıkarmıştır.” (Ebû Dâvud, Salât, 91)

Altı necis olan ayakkabıyla veya necis yere basarak, cenaze namazı kılınamaz, bu ayakkabıyı çıkarıp, temiz olan üst tarafına basarak kılınmalıdır. Bu durumda ayakkabının altının necis olması, namazın sıhhatine zarar vermez. Çünkü temiz olan üst yüzüne basarak namaz kılınmış olur.

Ayakkabıda necaset olduğu açıkça görülmüyorsa veya kesin olarak bilinmiyorsa, ayakkabıyı çıkarmak gerekmez.

Buna göre, cenaze namazı kılacak kimsenin ayakkabılarında namaza engel bir pislik yoksa, namazını ayakkabıları ile kılmasında dinen bir sakınca bulunmamaktadır. Ancak ayyakabı temiz bile olsa, bununla cami ve mescit gibi ibadethanelere girmek uygun değildir.

Peygamber Efendimiz (asv) Borçlunun, Borcu Ödenmeden (Taahhüt Edilmeden) Neden Cenaze Namazını Kılmamış?

Peygamberimizin (asv) boçlu kimsenin cenaze namazını kılmamasının hikmeti; borcu ödemenin önemine dikkat çekmektir. Yoksa, “borçlu ölen kimsenin cenaze namazı kılınmaz” anlamında değildir.

İntihar Eden Veya İçki İçen Kimsenin Cenaze Namazını Kılmak Caiz Midir?

İslam dininde intihar etmek, içki içmek, namazı terketmek ve zina gibi bir günah işlemek büyük bir vebaldir. Fakat Ehl-i Sünnet ve`l-Cemaat`e göre küfre vesile değildir. Yani bir kimse kelime-i tevhidi getirip İslam`ın bütün ahkamını kabul ederse adı geçen günahlardan birisini veya diğer müslümanlar gibi onların da cenaze namazı kılınacaktır. Fakat İslam`ın tümünü veya müslümanım dediği halde İslam`ın bazı hükümlerini reddederse müslüman sayılmaz. Böyle bir kimsenin dinen cenaze namazı kılınmaz. Kılınsa nazar-ı itibare alınmaz. Allah`ın indinde makbul değildir.

Islâm bilginlerinin çoğunluğuna göre, intihar eden dinden çıkmış olmaz, üzerine cenaze namazı da kılınır. Hayber Gazvesinde intihar eden Kuzman`ın cehennemlik olduğu bildirilmişse de, cehennemde ebedî olarak kalacağını belirten açık bir ifade yoktur. Bu yüzden intihar suçunu işleyenin cezasını çektikten sonra cehennemden kurtulacağı umulur. Ancak bunun için, intihar edenin son anda mü`min sıfatını taşıması ve intiharın helâl olduğuna itikad etmemiş olması da şarttır (Kâmil Miras, X, 270).

Hz. Peygamber`in, bıçakla kendisini öldüren kimsenin cenaze namazını kıldırmadığı nakledilir. Ancak bu olay, intihar edeni cezalandırmak ve başkalarını böyle bir fiilden menetmek amacına yöneliktir. Nitekim Ashab-ı Kiram bu kimsenin cenaze namazını kılmıştır (el-Askalânî, Bulûgu`l Merâm, terc. A. Davudoğlu, Istanbul 1970, II, 276-277).

Cenaze Namazında Neden Rüku Ve Secde Yapılmaz?

Cenaze namazı esas itibarıyla bir dua mahiyetindedir; duada rüku ve secde şart değildir. Yani namazdan maksat vefat eden kişiye duadır, Allah’ın affetmesini ve bağışlamasını dilemektir. Bu nedenle secde ve rüku yoktur, Kur’an değil, duâ okunur. Böylece Allah rızası için ibadet yapılmakla beraber, vefat eden kişiye duâ mânası da gerçekleşmiş olur.

Cenaze namazında rüku ve secdenin olmamasının hikmetine yönelik çeşitli yorumlar yapılsa da, cenaze namazı dua yeridir; kıraat mahalli değildir.

Cenaze Namazının Kılınışı Videolu Anlatım

 

Yazar Hakkında

İmtisâl-i Câhidû fillah oluptur niyetim, Din-i İslâm’ın mücerred gayretidir, gayretim. (Fatih Sultan Mehmed Han)

Yazı Sayısı : 135

Yorum (2)

Yorum yaz

Close
Bu sadece siteye ilk girişinizde çıkar.
Beğenerek bize destek çıkabilirsiniz.

Facebook Sayfalarımız
Twitter
Youtube Kanalımız




Yukari