وَمَن كَفَرَ فَلَا يَحْزُنكَ كُفْرُهُ إِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ فَنُنَبِّئُهُم بِمَا عَمِلُوا إِنَّ اللَّهَ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ
Vemen kefera felâ yahzunke kufruh(u)(c) ileynâ merci’uhum fenunebbi-uhum bimâ ‘amilû(c) inna(A)llâhe ‘alîmun biżâti-ssudûr(i)
1
ve men
ve kim
2
kefere
inkâr etti
3
fe
o zaman
4
lâ yahzun-ke
seni mahzun etmesin
5
kufru-hu
onun küfrü
6
ileynâ
bize
7
merciu-hum
onların dönüşü
8
fe
böylece
9
nunebbiu-hum
onlara haber vereceğiz
10
bi mâ
şey(ler)i
11
amilû
yaptılar
12
innallâhe (inne allâhe)
muhakkak Allah
13
alîmun
en iyi bilen
14
bi zâti es sudûri
sinelerde olanı
Diyanet Isleri
Kim inkâr ederse, onun inkârı seni üzmesin. Onların dönüşleri ancak bizedir. Biz de onlara yaptıklarını haber veririz. Allah, göğüslerin içindekini (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.
Elmalılı (sadelestirilmis - 2)
Kim de inkâr ederse, artık onun inkârı seni üzmesin. Onlar dönüp bize gelecekler. O zaman biz onlara bütün yaptıklarını haber vereceğiz. Gerçekten Allah, bütün kalblerin özünü bilir.
Elmalılı (sadelestirilmis)
Kim de inkar ederse, artık onun inkarı seni üzmesin! Onlar dönüp Bize gelecekler, o zaman Biz onlara bütün yaptıklarını haber vereceğiz. Muhakkak Allah bütün sinelerin neler sakladığını bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kim de küfrederse artık onun küfrü seni mahzun etmesin, onlar dönüb bize gelecekler o vakıt biz onlara bütün yaptıklarını haber vereceğiz, her halde Allah, bütün sînelerin künhünü bilir
Diyanet Vakfı
(Resûlüm!) İnkâr edenin inkârı seni üzmesin. Onların dönüşü ancak bizedir. İşte o zaman yaptıklarını kendilerine haber veririz. Allah kalplerde olanı şüphesiz çok iyi bilir.
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve kim, kâfir olursa onun kâfirliği, tasalandırmasın seni; dönüp varacakları yer, bizim tapımızdır da ne yaptılarsa biz haber veririz onlara; şüphe yok ki Allah, gönüllerde ne varsa hepsini bilir.
Adem Uğur
(Resûlüm!) İnkâr edenin inkârı seni üzmesin. Onların dönüşü ancak bizedir. İşte o zaman yaptıklarını kendilerine haber veririz. Allah kalplerde olanı şüphesiz çok iyi bilir.
Ahmed Hulusi
Kim de inkâr ederse, onun inkârı seni mahzun etmesin! Onların dönüşleri bizedir, yaptıkları şeyleri kendilerinden haber vereceğiz. . . Muhakkak ki Allâh, içinizdekilerin, Esmâ'sıyla Zâtı olarak Aliym'dir.
Ahmet Tekin
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlerin inkârı seni üzmesin. Onlar hesap vermek üzere bizim huzurumuza getirilecekler. İşte o zaman işledikleri amelleri birer birer ortaya koyarak onları hesaba çekeriz. Allah gönüllerdeki sırları bilir.
Ahmet Varol
Kim de inkar ederse inkarı seni üzmesin. Onların dönüşleri bizedir. Biz onlara yaptıklarını haber veririz. Şüphesiz Allah gönüllerde olanı bilir.
Ali Bulaç
Kim de inkâr ederse, artık onun inkârı seni hüzne kaptırmasın. Onların dönüşü bizedir, artık biz de onlara yaptıklarını haber vereceğiz. Şüphesiz Allah, sinelerin özünde saklı olanı bilendir.
Ali Fikri Yavuz
Kim de küfre varırsa, artık onun küfrü (Ey Rasûlüm) seni üzmesin. Onlar, bize dönüb gelecekler; o vakit biz, onlara, bütün yaptıklarını (küfürlerinin cezasını) haber vereceğiz. Şüphe yok ki Allah, bütün kalblerdekini hakkıyla bilendir.
Bekir Sadak
Inkar edenin inkarciligi seni uzmesin; onlarin donusu Bize'dir; o zaman, yaptiklarini kendilerine haber veririz. Allah, kalblerde olani suphesiz bilir.
Celal Yıldırım
Kim de küfrederse, onun küfrü seni üzmesin. Onların dönüşü ancak bizedir. O zaman işlediklerini kendilerine bir bir haber veririz. Şüphesiz ki Allah, göğüslerde olanı bilendir.
Diyanet Isleri (eski)
İnkar edenin inkarcılığı seni üzmesin; onların dönüşü Bize'dir; o zaman, yaptıklarını kendilerine haber veririz. Allah, kalblerde olanı şüphesiz bilir.
Fizilal-il Kuran
Kim de inkâr ederse onun inkârı seni üzmesin; onların dönüşü bizedir. O zaman yaptıklarını kendilerine haber veririz. Allah kalplerde olanı şüphesiz bilir.
Gültekin Onan
Kim de küfrederse, artık onun küfrü seni hüzne kaptırmasın. Onların dönüşü bizedir, artık biz de onlara yaptıklarını haber vereceğiz. Şüphesiz Tanrı, sinelerin özünde saklı olanı bilendir.
Hasan Basri Çantay
Kim küfrederse (Habîbim) onun küfrü sana hüzün vermesin. Onların dönüşü ancak bizedir. Biz de (o zaman) onların neler yapdıklarını haber veririz. Şübhe yok ki Allah sinelerde gizli olan şeyleri bile hakkıyle bilendir.
Hayrat Nesriyat
(Habîbim, yâ Muhammed!) Kim de inkâr ederse, artık onun inkârı seni üzmesin!Onların dönüşü ancak bizedir; o zaman (biz de) yaptıklarını onlara bildireceğiz. Şübhesiz ki Allah, sînelerde olanı hakkıyla bilendir.
Ibni Kesir
Kim de küfrederse; onun küfrü, seni üzmesin. Onların dönüşü Bize'dir. O zaman yaptıklarını onlara bildiririz. Şüphesiz ki Allah; göğüslerin özünü gerçekten bilendir.
Muhammed Esed
Hakikati inkara şartlanmış olana gelince, onun inkarı seni üzmesin: onlar sonunda Bize dönecekler ve o zaman, (hayatta iken) yaptıklarının (gerçekte) ne olduğunu onlara göstereceğiz: çünkü Allah, (insanların) kalplerindekini en iyi bilendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve kim de küfre düşerse artık onun küfrü seni mahzun etmesin. Onların dönüşleri Bize'dir. Artık onlara ne işler yapmış olduklarını haber vereceğiz. Şüphe yok ki Allah sinelerde (gizli) olanı hakkıyla bilicidir.
Ömer Öngüt
Kim kâfir olursa, onun küfrü seni üzmesin. Onların dönüşü ancak bizedir. Biz de onlara yaptıklarını haber veririz. Şüphesiz ki Allah göğüslerin özünü bilendir.
Şaban Piriş
Kim de inkar ederse, onun inkarı seni üzmesin. Onların dönüşü banadır. Ne yaptıklarını onlara haber vereceğim. Şüphesiz Allah, kalblerin özünü bilir.
Suat Yıldırım
Her kim de dini inkâr ederse, onun küfrü seni üzmesin. Sonunda Bize dönecekler ve Biz de onlara yaptıkları her şeyi bir bir bildirip karşılığını vereceğiz. Allah kalplerden geçen düşünceleri dahi bilir.
Tefhim-ul Kuran
Kim de küfre saparsa, artık onun küfrü seni hüzne kaptırmasın. Onların dönüşü bizedir, artık biz de onlara yapmakta olduklarını haber vereceğiz. Şüphesiz Allah, sinelerin özünde saklı olanı bilendir.
Ümit Şimsek
İnkâr edenin inkârı seni üzmesin. Onların dönüşü Bizedir; yaptıklarını Biz onlara haber veririz. Hiç kuşku yok ki Allah gönüllerde saklı olanı bilir.
Diyanet Tefsiri
Resûlullah muhataplarının İslâm davetini kabul ederek kurtuluşa ermelerini büyük bir arzuyla istiyor, bunun için canla başla çalışıyor, ancak onun bu iyi niyetine, yüksek insanî tavrına rağmen halkının önemli bir kısmı eski yanlış inançlarında direniyor, bu da onu son derece üzüyordu. İşte bu âyetlerde Allah Teâlâ resulünü teselli etmekte; inkârcılara da kalplerinin derinliklerindeki kin, öfke, düşmanlık gibi kötü duygu ve düşüncelere varıncaya kadar her türlü hallerini eksiksiz bildiğini haber vererek âkıbetleri konusunda onları uyarmaktadır.
Kurdî / کوردی / Kürtçe
Û kîjan jî fıletîya (Yez­dan) bike, îdî bira fıletîya wî te mirûz neke. Loma dawîyê da jî zivirandina wan li bal me da ne; îdî tişta ewan kirîye emê ji bona wan ra bêjin. Bi rastî Yezdan bi tiştên di singan da heye pir dizane.
Sahih International / English / Ingilizce
And whoever has disbelieved - let not his disbelief grieve you. To Us is their return, and We will inform them of what they did. Indeed, Allah is Knowing of that within the breasts.
M.Pickthall / English / Ingilizce
And whosoever disbelieveth, let not his disbelief afflict thee (O Muhammad). Unto Us is their return, and We shall tell them what they did. Lo! Allah is Aware of what is in the breasts (of men).
Muhsin Khan / English / Ingilizce
And whoever disbelieved, let not his disbelief grieve you (O Muhammad SAW),. to Us is their return, and We shall inform them what they have done. Verily, Allah is the All-Knower of what is in the breasts (of men).
Yusuf Ali / English / Ingilizce
But if any reject Faith, let not his rejection grieve thee: to Us(3611) is their return, and We shall tell them the truth of their deeds: for Allah knows well all that is in (men´s) hearts.
Shakir / English / Ingilizce
And whoever disbelieves, let not his disbelief grieve you; to Us is their return, then will We inform them of what they did surely Allah is the Knower of what is in the breasts.
Dr. Ghali / English / Ingilizce
And whoever disbelieves, do not let his disbelief grieve you; to Us will be their return; then We will fully inform them of what they did. Surely Allah is Ever-Knowing of the (inmost thoughts) within the breasts (Literally: what the breasts own).
Albanian / Shqip / Arnavutça
Ty mos të brengos mosbesimi i atij që nuk beson, kthimi i tyre është vetëm te Ne, e për atë që vepruan, Ne do t’u tregojmë. All-llahu vërtet është i dijshëm për atë që mbajnë në zemra.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice
Kim küfr etsə, onun küfrü (ya Rəsulum) səni kədərləndirməsin. Onlar Bizim hüzurumuza qayıdacaqlar. Biz də onlara (dünyada) nələr etdiklərini xəbər verəcəyik. Həqiqətən, Allah ürəklərdə olanları biləndir!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca
A onaj koji ne vjeruje, pa, neka te ne zabrinjava nevjerovanje njegovo. Nama će se svi vratiti i Mi ćemo ih o onome šta su radili obavijestiti; Allahu su, uistinu, poznate svačije misli.
Bulgarian / Български / Bulgarca
А който не вярва, да не те наскърбява неверието му! Към Нас е тяхното завръщане и ще им известим какво са вършили. Аллах знае съкровеното в сърцата.
Chinese / 中文 / Çince
不信道者,你不n為他怐漱ㄚH而憂愁,他怚u歸於我,我n把他怐漲甈飢i訴他     怴C真主確是全知他怐滲暋h的。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince
不信道者,你不要为他们的不信而忧愁,他们只归于我,我要把他们的行为告诉他们。真主确是全知他们的胸怀的。
Czech / Česky / Çekçe
Nechť tě nermoutí nevíra těch, kdož neuvěřili! K Nám se uskuteční návrat jejich a poučíme je již o tom, co konali - vždyť Bůh dobře ví, co hrudi skrývají.
Dutch / Nederlands / Hollandaca
Maar wie een ongeloovige is, laat diens ongeloof u niet bedroeven; tot ons zullen zij terugkeeren; dan zullen wij hun verklaren, wat zij gedaan hebben; want God kent de binnenste gedeelten van de borst der menschen.
Farsi / فارسی / Farsça
و کسی که کافر شود، پس کفر او تو را غمگین نسازد، بازگشت (همه ی) آنان به سوی ماست، پس آنان را از آنچه انجام داده اند؛ آگاه خواهیم کرد، بی تردید خداوند به آنچه درون سینه هاست؛ دانا است.
Finnish / Suomi / Fince
Mutta jos joku on valinnut epäuskon, älä anna hänen epäuskonsa sinua murehduttaa. Meidän luoksemme heidän on palattava, ja silloin Me ilmituomme heille heidän tekonsa. Totisesti, Jumala tietää tarkoin, mitä sydämiin on kätketty.
French / Français / Fransızca
Celui qui a mécru, que sa mécréance ne t'afflige pas : vers Nous sera leur retour et Nous les informerons de ce qu'ils faisaient. Allah connaît bien le contenu des poitrines.
German / Deutsch / Almanca
Wer im Unglauben verharrt, über den sollst du dich nicht grämen. Zu Uns allein werden sie zurückkehren, und Wir werden ihnen am Jüngsten Tag über alles berichten, was sie getan haben, weiß doch Gott genau um das Geheimgehaltene.
Hausa / Hausa Dili
Kuma wanda ya kãfirta, to, kada kãfircinsa ya baƙanta maka rai, zuwa gare Mu makõmarsu take, sa'an nan Mu bã su lãbari game da abin da suka aikata. Lalle Allah, Masani ne ga abin da ke a cikin ƙirãza.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce
Dan barangsiapa kafir maka kekafirannya itu janganlah menyedihkanmu. Hanya kepada Kami-lah mereka kembali, lalu Kami beritakan kepada mereka apa yang telah mereka kerjakan. Sesungguhnya Allah Maha Mengetahui segala isi hati.
Italian / Italiano / Italyanca
Quanto a chi è miscredente, non ti affligga la sua miscredenza: a Noi faranno ritorno e li informeremo di quel che avranno fatto. Allah conosce perfettamente cosa c'è nei cuori.
Japanese / 日本語 / Japonca
誰が信仰しなくても,その不信心に悩まされてはならない。かれらはわれの許に帰る。その時われは,その行ったことをかれらに告げ知らせるであろう。本当にアッラーは(人間が)胸に抱くことを熟知なされる。
Korean / 한국어 / Korece
믿음을 거역한자 있다 하여 그의 불신이 그대를 슬프게 하지 않으리라 그들이 하나님께 귀의하나니 하나님은 그들에게 그들이 행했던 모든 것을 알려 주리라 실로 하나님께서는 인간 마음 속의 모든 것을 알고 계시노라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca
Dan sesiapa yang kufur ingkar, maka janganlah engkau (wahai Muhammad) berdukacita tentang kekufurannya itu; kepada Kamilah tempat kembalinya mereka, kemudian Kami akan memberitahu kepada mereka tentang apa yang mereka telah kerjakan. Sesungguhnya Allah Maha Mengetahui akan segala (isi hati) yang terkandung di dalam dada.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili
വല്ലവനും അവിശ്വസിച്ചുവെങ്കില്‍ അവന്‍റെ അവിശ്വാസം നിന്നെ ദുഃഖിപ്പിക്കാതിരിക്കട്ടെ. നമ്മുടെ അടുത്തേക്കാണ്‌ അവരുടെ മടക്കം. അപ്പോള്‍ അവര്‍ പ്രവര്‍ത്തിച്ചതിനെപ്പറ്റി നാം അവരെ വിവരമറിയിക്കുന്നതാണ്‌. തീര്‍ച്ചയായും അല്ലാഹു ഹൃദയങ്ങളിലുള്ളതിനെപ്പറ്റി അറിവുള്ളവനാകുന്നു.
Maranao / mәranaw
Na sa taw a mongkir, na oba ka mapakamboko o kiyaongkir iyan: Sii Rkami so khandodan iran, na phanotholn Ami kiran so pinggolawla iran: Mataan! a so Allah na katawan Iyan so zisii ko manga rarb.
Norwegian / Norsk / Norveççe
Om noen er vantro, så la ikke hans vantro bedrøve deg. Til Oss skal de vende tilbake, og Vi skal fortelle dem hva de bedrev. Gud er vel vitende om det som bor i hjertene.
Polski / Polish / Polonya Dili
A kto nie uwierzył - niech ciebie nie smuci jego niewiara. Do Nas oni powrócą i My ich powiadomimy o tym, co uczynili. Zaprawdę, Bóg zna dobrze wszystko, co jest w ich piersiach!
Portuguese / Português / Portekizce
Quando ao incrédulo, que a sua incredulidade não te atribule, porque o seu retorno será a Nós, e então o inteiraremos detudo quanto tiver feito; Deus é Conhecedor das intimidades dos corações.
Romanian / Română / Rumence
Îi vom lăsa să se bucure o vreme de Viaţa de Acum, apoi îi vom sili la o grea osândă.
Russian / Россия / Rusça
А если кто не уверовал, то пусть его неверие не печалит тебя. Им предстоит вернутся к Нам, и Мы поведаем им о том, что они совершили. Воистину, Аллах знает о том, что в груди.
Somali / Somalice
Ciddiise Gaalowda yuuna ku walbahaar galin Gaalimadiisu, xagganagay u soo noqon waxaana uga warramaynaa waxay camalfali jireen, illeen Eebaa og waxa laabta ku sugane.
Spanish / Español / Ispanyolca
Si alguien no cree, ¡que su incredulidad no te entristezca! Volverán a Nosotros y ya les informaremos de lo que hacían. Alá sabe bien lo que encierran los pechos.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili
Na anaye kufuru, isikuhuzunishe kufuru yake. Kwetu ndio marudio yao, na hapo tutawaambia waliyo yatenda. Hakika Mwenyezi Mungu ni Mjuzi wa yaliyomo vifuani.
Svenska / Swedish / Isveççe
Men låt inte ditt sinne tyngas av att [människor] förnekar sanningen! Till Oss skall de föras åter och Vi skall låta dem veta vad deras handlingar [var värda]; Gud vet vad som rör sig i människans innersta.
Tatarça / Tatarish / Tatarca
Берәү Коръәнне инкяр итеп кәфер булса, аның көферлеге сине көендермәсен, аларның кайтачаклары Безгәдер, кылган эшләреннән үзләренә белдерербез һәм җәза кылырбыз. Бит Аллаһ күкрәкләр эчеңдә ниләр барын белүчедер.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili
และผู้ใดปฏิเสธศรัทธา ก็อย่าให้การปฏิเสธศรัทธาของเขาทำให้เจ้าเศร้าโศกเสียใจ และยังเรานั้นคือทางกลับของพวกเขา ดังนั้น เราจะบอกแก่พวกเขาในสิ่งที่พวกเขาได้กระทำไว้ แท้จริง อัลลอฮฺนั้นเป็นผู้ทรงรอบรู้สิ่งที่อยู่ในทรวงอก
Urdu / اردو / Urduca
اور جو کفر کرے تو اُس کا کفر تمہیں غمناک نہ کردے ان کو ہماری طرف لوٹ کر آنا ہے پھر جو کام وہ کیا کرتے تھے ہم اُن کو جتا ئیں گے۔ بیشک خدا دلوں کی باتوں سے واقف ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe
Ким куфр келтирса, унинг куфри сени хафа қилмасин. Қайтишлари фақат Бизгадир. Бас, Биз уларга нима амал қилганлари хабарини берурмиз. Албатта, Аллоҳ қалблардаги нарсаларни ўта билгувчидир.
Bengali / বাংলা / Bengalce
যে ব্যক্তি কুফরী করে তার কুফরী যেন আপনাকে চিন্তিত না করে। আমারই দিকে তাদের প্রত্যাবর্তন, অতঃপর আমি তাদের কর্ম সম্পর্কে তাদেরকে অবহিত করব। অন্তরে যা কিছু রয়েছে, সে সম্পর্কে আল্লাহ সবিশেষ পরিজ্ঞাত।
Tamil / தமிழர் / Tamilce
(நபியே!) எவன் நிராகரிப்பானோ அவனுடைய குஃப்ரு - நிராகரிப்பு உம்மை விசனப்படுத்த வேண்டாம். அவர்களின் மீளுதல் நம்மிடத்தில்தான் இருக்கிறது அவர்கள் என்ன செய்து கொண்டிருந்தார்கள் என்பதை அப்பொழுது நாம் அவர்களுக்கு அறிவிப்போம் - நிச்சயமாக அல்லாஹ் இருதயங்களில் உள்ளவற்றை நன்கறிபவன்.