فَذَلِكَ الَّذِي يَدُعُّ الْيَتِيمَ
Feżâlike-lleżî yedu’’u-lyetîm(e)
1
fe
artık, oysa
2
zâlike
işte o
3
ellezî
ki o, olan, yapan
4
yedu’u
itip kakan
5
el yetîme
yetim
Diyanet Isleri
(2-3) İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir.
Elmalılı (sadelestirilmis - 2)
İşte o, öksüzü iter, kakar.
Elmalılı (sadelestirilmis)
İşte yetimi itip kakan odur!
Elmalılı Hamdi Yazır
O dur ki işte iter yetîmi
Diyanet Vakfı
İşte o, yetimi itip kakar;
Abdulbaki Gölpınarlı
İşte budur o kimse ki horlar yetîmi.
Adem Uğur
İşte o, yetimi itip kakar;
Ahmed Hulusi
İşte o, yetimi azarlayıp iter - kakar,
Ahmet Tekin
İşte o, yetimleri, dulları itip kakandır.
Ahmet Varol
İşte o yetimi iter kakar.
Ali Bulaç
İşte yetimi itip kakan,
Ali Fikri Yavuz
İşte bu kimsedir ki, itib kakıyor yetimi;
Bekir Sadak
(2-3) Oksuzu kakistiran, yoksulu doyurmaga yanasmayan kimse iste odur.
Celal Yıldırım
(2-3) İşte odur yetimi itip kakan, yoksulu yedirmeyi teşvîk etmeyen.
Diyanet Isleri (eski)
(2-3) Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur.
Fizilal-il Kuran
İşte o, öksüzü iter, kakar.
Gültekin Onan
İşte yetimi itip kakan.
Hasan Basri Çantay
İşte yetimi unf-ü şiddetle iten,
Hayrat Nesriyat
İşte o, yetîmi itip kakandır.
Ibni Kesir
İşte o'dur yetimi şiddetle iten,
Muhammed Esed
İşte böyle biridir, yetimi itip kakan,
Ömer Nasuhi Bilmen
İmdi o kimsedir ki yetimi itiverir.
Ömer Öngüt
Yetimi itip kakan odur.
Şaban Piriş
Yetimi itip kakan işte odur.
Suat Yıldırım
O, yetimi şiddetle itip kakar.
Tefhim-ul Kuran
İşte yetimi itip kakan,
Ümit Şimsek
İşte odur ki, yetimi itip kakar.
Diyanet Tefsiri
“Gördün mü?” sorusu, burada şaşılacak bir tutumdan söz edileceğine, dolayısıyla konunun önemine dikkat çekmeyi amaçlamaktadır. Âyetteki din kelimesi, bilinen anlamı yanında “Allah’ın hükmü” veya “uhrevî yargı” mânasında da anlaşılabilir (bk. Taberî, XXX, 310). Ancak bunların birini inkâr eden diğerlerini de inkâr etmiş olacağı için sonuç değişmemektedir. Genellikle insanlar bir dine inandıklarını, dolayısıyla doğru yolda olduklarını, sonuçta mutlu olacaklarını, kendi dinlerine inanmayanların ise yanlış yolda olduklarını, dolayısıyla bedbaht olacaklarını söylerler. Nitekim Hz. Peygamber zamanındaki yahudiler, hıristiyanlar hatta putperest Araplar bile böyle olduklarını iddia ediyorlardı (bk. Bakara 2/113). Yüce Allah bu sûrede asıl dini yalan sayıp inkâr edenleri tarif ederek bunların kimler olduklarını ortaya koymuştur. Bunlar kimsesiz ve yardıma muhtaç durumda bulunan yetimi küçümseyerek onu itip kakan, yoksullara kendisi yardım etmediği gibi başkalarını da buna teşvik etmeyen kimselerdir. Kuşkusuz bu özellikler birer örnektir; dini yahut âhiret sorgusu ve yargısını inkâr edenlerin başka özellikleri de bulunmakla birlikte burada Hz. Peygamber dönemindeki inkârcıların toplumsal ahlâkla ilgili en belirleyici ve yıkıcı tutumlarına iki örnek zikredilmiştir. Nitekim âyetin, putperestlerin tipik şahsiyetlerinden olan Âs b. Vâil hakkında indiği belirtilir (Râzî, XXXII, 111). Bununla birlikte âyetin genel amacı, insan sevgisinden mahrumiyetin en belirgin tezahürleri olan bu tür davranışları sergileyenleri kınamak ve bu yaptıklarının Allah katında en büyük kötülüklerden olduğuna, bunların temelinde dini, Allah’ın hükümlerini yahut âhireti inkâr etmenin bulunduğuna insanların dikkatini çekmektir (İbn Âşûr, XXX, 564). Yetim ve yoksul, toplumun zayıf ve himayeye muhtaç kesimlerini temsil eder. Bunları küçümseyerek hakaret eden, itip kakan kimse toplumdaki zayıfların haklarını çiğniyor demektir. Dinin insanlığa yönelik en büyük hedefi ise insanlar arasında sevgi ve dayanışmayı, paylaşmayı sağlamak, sıkıntıların da mutlulukların da paylaşıldığı bir insanlık bilinci oluşturmaktır. Bu âyetler, bir taraftan bu tür davranışlar sergileyenleri kınarken diğer taraftan da gerçek dindarları yetim ve yoksullar gibi himayeye muhtaç olanlara yardım etmeye özendirmekte; ihtiyaç sahiplerine yardım konusunda başkalarını teşvik etmenin, hatta bunun için hayır kurumları oluşturarak sosyal yardımı daha verimli, düzenli ve sürekli hale getirmenin gereğini vurgulamaktadır.
Kurdî / کوردی / Kürtçe
Îdî ewa sêwîyan dide ber nuqoçkan (li wan cewr dike).
Sahih International / English / Ingilizce
For that is the one who drives away the orphan
M.Pickthall / English / Ingilizce
That is he who repelleth the orphan,
Muhsin Khan / English / Ingilizce
That is he who repulses the orphan (harshly),
Yusuf Ali / English / Ingilizce
Then such is the (man) who repulses the orphan (with harshness),
Shakir / English / Ingilizce
That is the one who treats the orphan with harshness,
Dr. Ghali / English / Ingilizce
That is the one who repulses the orphan
Albanian / Shqip / Arnavutça
Po ai është që e përzë në mënyrë të vrazhdë bonjakun.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice
O elə adamdır ki, yetimi itələyib qovar (haqqını verməz);
Bosnian / Bosanski / Bosnakca
Pa to je onaj koji grubo odbija siroče,
Bulgarian / Български / Bulgarca
Това е онзи, който пъди сирака
Chinese / 中文 / Çince
他就是那­茖萱t兒 ,
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince
他就是那个呵斥孤儿 ,
Czech / Česky / Çekçe
To je ten, jenž sirotka odhání
Dutch / Nederlands / Hollandaca
Het is degeen, die den wees verstoot.
Farsi / فارسی / Farsça
پس او (همان) کسی که یتیم را (با خشونت از خود) می راند.
Finnish / Suomi / Fince
Hän kohtelee orpoa karkeasti
French / Français / Fransızca
C'est bien lui qui repousse l'orphelin,
German / Deutsch / Almanca
Er ist daran zu erkennen, daß er die Waise unterdrückt und ungerecht behandelt
Hausa / Hausa Dili
To, wannan shi ne ke tunkue marãya (daga haƙƙinsa).
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce
Itulah orang yang menghardik anak yatim,
Italian / Italiano / Italyanca
E' quello stesso che scaccia l'orfano,
Japanese / 日本語 / Japonca
かれは,孤児に手荒くする者であり,
Korean / 한국어 / Korece
그는 고아를 학대하고
Malay / Bahasa Melayu / Malayca
Orang itu ialah yang menindas serta berlaku zalim kepada anak yatim,
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili
അനാഥക്കുട്ടിയെ തള്ളിക്കളയുന്നവനത്രെ അത്‌.
Maranao / mәranaw
Na giyoto man so pphanaromag ko wata a ilo,
Norwegian / Norsk / Norveççe
Det er han som støter bort den foreldreløse,
Polski / Polish / Polonya Dili
To jest ten, który z pogardą odpycha sierotę,
Portuguese / Português / Portekizce
É quem repele o órfão,
Romanian / Română / Rumence
El este cel care izgoneşte orfanul,
Russian / Россия / Rusça
Это - тот, кто гонит сироту
Somali / Somalice
Kaas xooga Agoonta (xageeda).
Spanish / Español / Ispanyolca
Es el mismo que rechaza violentamente al huérfano
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili
Huyo ndiye anaye msukuma yatima,
Svenska / Swedish / Isveççe
Det är samme man som motar undan den faderlöse
Tatarça / Tatarish / Tatarca
Ул ялганчы ятимне кагар, аңа золым итәр.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili
นั่นก็คือผู้ที่ขับไล่เด็กกำพร้า
Urdu / اردو / Urduca
یہ وہی (بدبخت) ہے، جو یتیم کو دھکے دیتا ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe
Ана ўша, етимни қўполлик билан ҳайдайдир.
Bengali / বাংলা / Bengalce
সে সেই ব্যক্তি, যে এতীমকে গলা ধাক্কা দেয়
Tamil / தமிழர் / Tamilce
பின்னர் அவன்தான் அநாதைகளை விரட்டுகிறான்.