Kuran Mealleri ve Tefsiri

  • Sayfa :
  • Sure :
  • ◄ Sonraki Sayfa 592 Önceki Sayfa ►
    (16) Fakat siz, dünya hayatını tercih ediyorsunuz. (17) Oysa ahiret daha hayırlı ve daha kalıcıdır. (18) Haberiniz olsun, bu ilk sahifelerde vardır. (19) İbrahim'in ve Musa'nın sahifelerinde.
    Gâşiye Suresi
    (1) Geldi mi sana o Ğaşiye (her şeyi kuşatacak salgın, istilacı kıyametin) haberi? (2) O gün kimi yüzler eğilmiş, zillete düşmüştür. (3) Çalışmış, fakat boşuna yorulmuştur. (4) Kızışmış bir ateşe yaslanırlar. (5) Kızgın bir kaynaktan sulanırlar. (6) Dari' adındaki bitkiden başka yiyecekleri yoktur. (7) Ne besler, ne açlıktan kurtarır. (8) Kimi yüzler de mesuttur o gün. (9) Yaptıklarından hoşnut. (10) Yüksek bir cennette. (11) Orada boş bir söz işitmezler. (12) Orada akan bir kaynak, (13) yüksek kanepeler, (14) konulmuş küpler, (15) dizilmiş koltuklar, yastıklar, (16) serilmiş nefis döşemeler vardır. (17) Hala bakmazlar mı o deveye ki, nasıl yaratılmış? (18) Göğe ki, nasıl kaldırılmış? (19) Dağlara ki, nasıl dikilmişler? (20) Yere ki, nasıl yayılmış? (21) Haydi öğüt ver, sen şimdi yalnızca bir öğütçüsün! (22) Onların üzerinde bir zorba değilsin! (23) Ancak tersine giden ve inkar eden başka. (24) Allah, onu en büyük azap ile cezalandıracaktır. (25) Onlar, mutlaka döne dolaşa Bize geleceklerdir. (26) Sonra da mutlaka Bize hesap vereceklerdir.
    بَلْ تُؤْثِرُونَ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا (١٦) وَالْآخِرَةُ خَيْرٌ وَأَبْقَى (١٧) إِنَّ هَذَا لَفِي الصُّحُفِ الْأُولَى (١٨) صُحُفِ إِبْرَاهِيمَ وَمُوسَى (١٩)
    سُورَةُ  الْغَاشِيَةِ
    هَلْ أَتَاكَ حَدِيثُ الْغَاشِيَةِ (١) وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ خَاشِعَةٌ (٢) عَامِلَةٌ نَّاصِبَةٌ (٣) تَصْلَى نَارًا حَامِيَةً (٤) تُسْقَى مِنْ عَيْنٍ آنِيَةٍ (٥) لَّيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِيعٍ (٦) لَا يُسْمِنُ وَلَا يُغْنِي مِن جُوعٍ (٧) وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَّاعِمَةٌ (٨) لِسَعْيِهَا رَاضِيَةٌ (٩) فِي جَنَّةٍ عَالِيَةٍ (١٠) لَّا تَسْمَعُ فِيهَا لَاغِيَةً (١١) فِيهَا عَيْنٌ جَارِيَةٌ (١٢) فِيهَا سُرُرٌ مَّرْفُوعَةٌ (١٣) وَأَكْوَابٌ مَّوْضُوعَةٌ (١٤) وَنَمَارِقُ مَصْفُوفَةٌ (١٥) وَزَرَابِيُّ مَبْثُوثَةٌ (١٦) أَفَلَا يَنظُرُونَ إِلَى الْإِبِلِ كَيْفَ خُلِقَتْ (١٧) وَإِلَى السَّمَاء كَيْفَ رُفِعَتْ (١٨) وَإِلَى الْجِبَالِ كَيْفَ نُصِبَتْ (١٩) وَإِلَى الْأَرْضِ كَيْفَ سُطِحَتْ (٢٠) فَذَكِّرْ إِنَّمَا أَنتَ مُذَكِّرٌ (٢١) لَّسْتَ عَلَيْهِم بِمُصَيْطِرٍ (٢٢) إِلَّا مَن تَوَلَّى وَكَفَرَ (٢٣) فَيُعَذِّبُهُ اللَّهُ الْعَذَابَ الْأَكْبَرَ (٢٤) إِنَّ إِلَيْنَا إِيَابَهُمْ (٢٥) ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا حِسَابَهُمْ (٢٦)

    İçerik orjinal haline bağlı kalmak koşuluyula izinsiz alınabilir.

    MektebiSuffa.com DerinDusun.com HerseyOgren.com YakinTarihimiz.org