وَمَا أَنتُم بِمُعْجِزِينَ فِي الْأَرْضِ وَمَا لَكُم مِّن دُونِ اللَّهِ مِن وَلِيٍّ وَلَا نَصِيرٍ
Vemâ entum bimu’cizîne fî-l-ard(i)(s) vemâ lekum min dûni(A)llâhi min veliyyin velâ nasîr(in)
1
ve mâ entum
ve siz değilsiniz
2
bi mu’cizîne
aciz bırakacak olanlar, bırakanlar
3
fî el ardı
arzda, yeryüzünde
4
ve mâ
ve yoktur
5
lekum
sizin için
6
min dûni allâhi
Allah’tan başka
7
min veliyyin
bir velî, dost
8
ve lâ
ve yoktur
9
nasîrin
bir yardımcı
Diyanet Isleri
Yeryüzünde O’nu âciz bırakamazsınız. Sizin için Allah’tan başka hiçbir dost ve yardımcı yoktur.
Elmalılı (sadelestirilmis - 2)
Siz yeryüzünde (O'nu) aciz bırakamazsınız. Sizin Allah'tan başka bir dostunuz ve yardımcınız da yoktur.
Elmalılı (sadelestirilmis)
Hem siz yeryüzünde (O'nu) aciz bırakacak değilsiniz. Ve sizi Allah'tan başka kurtaracak ne bir koruyucu, ne de bir yardımcı yoktur.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem siz Arzda âciz bırakacak değilsiniz ve size Allahdan başka kurtaracak ne bir hâmî, ne de bir yardımcı yoktur.
Diyanet Vakfı
Yeryüzünde (O'nu) âciz bırakamazsınız. Allah'tan başka bir dostunuz ve bir yardımcınız da yoktur.
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve siz, yeryüzünde onu âciz bir hâle getiremezsiniz ve size, Allah'tan başka ne bir dost vardır, ne bir yardımcı.
Adem Uğur
Yeryüzünde (O'nu) âciz bırakamazsınız. Allah'tan başka bir dostunuz ve bir yardımcınız da yoktur.
Ahmed Hulusi
Siz, arzda (Allâh'ı) âciz bırakamazsınız! Sizin Allâh'tan başka ne bir velîniz ve ne de bir yardımcınız yoktur.
Ahmet Tekin
Yeryüzünde Allah’ı âciz bırakamazsınız, koyduğu kuralların dışına çıkarak yakanızı kurtaramazsınız. Allah’ın dışında, kulları durumundakilerden bir veliniz, bir koruyucunuz ve bir yardım edeniniz de yoktur.
Ahmet Varol
Yoksa siz yeryüzünde (O'nu) aciz bırakamazsınız. Sizin Allah'tan başka bir dostunuz ve yardımcınız da yoktur.
Ali Bulaç
Siz yeryüzünde (O'nu) aciz bırakacak değilsiniz. Ve sizin Allah'ın dışında ne bir veliniz vardır, ne bir yardımcınız.
Ali Fikri Yavuz
Siz, yeryüzünde (Allah’ın azabından) yakanızı kurtarabilecek değilsiniz; ve sizin için Allah’dan başka (azabı kaldıracak) bir dost, bir yardımcı yoktur.
Bekir Sadak
Yeryuzunde O'nu aciz birakamazsiniz. Allah'tan baska bir dostunuz da yardimciniz da yoktur.
Celal Yıldırım
Siz yeryüzünde (Allah'ı) âciz bırakacak (güçte) değilsiniz. Sizin için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.
Diyanet Isleri (eski)
Yeryüzünde O'nu aciz bırakamazsınız. Allah'tan başka bir dostunuz da yardımcınız da yoktur.
Fizilal-il Kuran
Yeryüzünde O'nu aciz bırakamazsınız. Allah'tan başka bir dostunuz da yardımcınız da yoktur.
Gültekin Onan
Siz yeryüzünde (O'nu) aciz bırakacak değilsiniz. Ve sizin Tanrı'nın dışında ne bir veliniz vardır, ne bir yardımcınız.
Hasan Basri Çantay
Siz yer (yüzün) de (Allahı) aaciz bırakabilecekler değilsiniz Sizin Allahdan başka ne bir haamîniz, ne bir yardımcınız yokdur.
Hayrat Nesriyat
Ve siz yeryüzünde (Allah’ı) âciz bırakacak kimseler değilsiniz! Sizin için Allah’dan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.
Ibni Kesir
Yeryüzünde O'nu aciz bırakamazsınız. Ve sizin Allah'tan başka ne bir veliniz vardır, ne de bir yardımcınız.
Muhammed Esed
ve siz O'nu yeryüzünde bertaraf edemezsiniz, (öteki dünyada da) sizi Allah(ın cezasın)dan koruyacak ve size yardım edecek kimse bulamazsınız.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve siz yeryüzünde âciz bırakıcılar değilsiniz ve sizin için Allah'tan başka bir hâmi ve bir yardımcı da yoktur.
Ömer Öngüt
Yeryüzünde (O'nu) âciz bırakamazsınız. Allah'tan başka bir dostunuz ve bir yardımcınız da yoktur.
Şaban Piriş
Yoksa siz, yeryüzünde bir yere kaçıp kurtulamazsınız. Sizin Allah’tan başka bir sahibiniz de yardımcınız da yoktur.
Suat Yıldırım
Siz, kaçmakla Allah’ın cezasından kendinizi kurtaramazsınız. Sizin Allah’tan başka ne haminiz, ne de yardımcınız yoktur.
Tefhim-ul Kuran
Siz yeryüzünde (O'nu) aciz bırakacak değilsiniz. Ve sizin Allah'ın dışında ne bir veliniz vardır, ne de bir yardımcınız.
Ümit Şimsek
Siz dünyada Allah'ın elinden kurtulamazsınız. Allah'tan başka da sizin ne bir dostunuz vardır, ne bir yardımcınız.
Diyanet Tefsiri
İnsanın irade gücünü ve sahip olduğu yetenekleri yanlış yolda kullanması kendisi için kötü sonuçların doğmasına yol açar. Bu, madde âleminde geçerli olan kanunlar gibi bir kanun, bir kuraldır. Bu sonuçlardan kurtulmak için insanın ilâhî iradeye karşı bir mücadele vermeye kalkışması ise büyük bir densizlik ve boşuna ortaya konan bir çabadır. 31. âyetin ilk cümlesi genellikle şöyle açıklanmıştır: Ne kadar güçlü olursanız olun, nasıl bir yola başvurursanız vurun, yapıp ettiklerinize karşılık başınıza bir musibetin gelmesi mukadder ise ondan kaçamazsınız, bu konuda Allah’ı âciz bırakamazsınız, ilâhî iradeyi bertaraf edemezsiniz (Taberî, XXV, 33). Âyette yer alan “yeryüzünde” kaydı mekân açısından da genelliği ifade etmek içindir (İbn Âşûr, XXVII, 104); “nerede olursanız olun” anlamındadır (Hâzin, V, 413). 32-34. âyetlerde yüce Allah’ın kudretine karşı direnmenin anlamsızlığını kavratmak üzere kolayca gözlemlenebilen bir tabiat olayına değinilmekte, gemilerin denizlerde yüzebilmesini sağlayan yasanın O’nun iradesinden kaynaklandığı hatırlatılmaktadır. 32. âyette geçen a‘lâm kelimesinin “dağlar” anlamı esas alınarak âyetin bu kısmına genellikle, “Denizde dağlar gibi akıp giden gemiler” şeklinde mâna verilmiştir (Zemahşerî, III, 406; İbn Atıyye, V, 37-38). Meâlde ise, bu tasvirin daha geniş biçimine yer verilen başka bir âyetteki mâna esas alınarak, “denizde (yelkenlerini) bayraklar gibi (açarak) süzülüp giden gemiler” anlamı tercih edilmiştir (bk. Rahmân 55/24). 33. âyette rüzgârın, gemilerin seyrine yardımcı olması özelliği ön plana çıkarılırken, 34. âyette -sırf rüzgâr faktörüne bağlanmaksızındilediği takdirde Allah Teâlâ’nın gemilerde bulunanları helâk edebileceği belirtilmiştir. Gemilerin hareketini sağlayan rüzgârdan söz edilirken bir taraftan sabrın diğer taraftan da şükrün övülmesi dikkat çekicidir.
Kurdî / کوردی / Kürtçe
Hûn di rûyê zemîn de, ne bêzarker in û ne jî ji Xuda pêve ji we re yar û alîkar hene.
Sahih International / English / Ingilizce
And you will not cause failure [to Allah ] upon the earth. And you have not besides Allah any protector or helper.
M.Pickthall / English / Ingilizce
Ye cannot escape in the earth, for beside Allah ye have no protecting friend nor any helper.
Muhsin Khan / English / Ingilizce
And you cannot escape from Allah (i.e. His Punishment) in the earth, and besides Allah you have neither any Wali (guardian or a protector) nor any helper.
Yusuf Ali / English / Ingilizce
Nor can ye frustrate (aught), (fleeing) through the earth;(4571) nor have ye, besides Allah, any one to protect or to help.
Shakir / English / Ingilizce
And you cannot escape in the earth, and you shall not have a guardian or a helper besides Allah.
Dr. Ghali / English / Ingilizce
And in no way can you even be defiant in the earth; and, apart from Allah, in no way do you have any constant patron or any ready vindicator.
Albanian / Shqip / Arnavutça
E ju nuk mund t’i ikni (ta mposhtni) dënimit në tokë dhe përveç All-llahut nuk keni as mbrojtës e as ndihmës.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice
Siz (Allahı) yer üzündə aciz buraxa bilməzsiniz (Onun əzabından qaçıb canınızı qurtara bilməzsiniz). Allahdan başqa sizin nə bir himayədarınız olar, nə də bir imdada yetəniniz!
Bosnian / Bosanski / Bosnakca
I vi Mu na Zemlji nećete moći umaći i ne postoji, osim Allaha, ni pomagač ni zaštitnik.
Bulgarian / Български / Bulgarca
И не можете да Го възпрете на земята. И освен Аллах нямате нито покровител, нито избавител.
Chinese / 中文 / Çince
你怞b大地上絕不能逃避天譴,除真主外,你怢S有任何保護者和援助者。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince
你们在大地上绝不能逃避天谴,除真主外,你们没有任何保护者和援助者。
Czech / Česky / Çekçe
Vy nejste s to uniknout zásahu Jeho na zemi a nemáte vedle Boha ochránce ani pomocníka žádného.
Dutch / Nederlands / Hollandaca
Gij zult de goddelijke wraak op aarde niet verijdelen, en gij zult geen ondersteuner of helper tegen God hebben.
Farsi / فارسی / Farsça
وشما هرگز در زمین عاجز کننده نیستید (ونمی توانید از او بگریزید) و شما را غیر از خدا, هیچ یار ویاوری نیست.
Finnish / Suomi / Fince
Te ette voi paeta eikä teillä paitsi Jumalaa ole muuta suojelijaa eikä auttajaa.
French / Français / Fransızca
Vous ne pouvez pas échapper à la puissance d'Allah sur la terre; et vous n'avez en dehors d'Allah, ni maître ni défenseur.
German / Deutsch / Almanca
Ihr könnt euch (Ihm) auf der Erde nicht entziehen; und ihr habt außer Allah weder Schutzherrn noch Helfer.
Hausa / Hausa Dili
Kuma ba ku zama mãsu buwãya ba a cikin ƙasa kuma bã ku da wani majiɓinci, wanin Allah, kuma bã ku da wani mataimaki.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce
Dan kamu tidak dapat melepaskan diri (dari azab Allah) di muka bumi, dan kamu tidak memperoleh seorang pelindung dan tidak pula penolong selain Allah.
Italian / Italiano / Italyanca
Non potrete opporvi [alla Sua potenza] sulla terra e, all'infuori di Allah, non avrete né patrono né alleato.
Japanese / 日本語 / Japonca
あなたがたは地上において,かれを挫くことは出来ない。あなたがたには,アッラーの外にどんな愛護者も援助者もないのである。
Korean / 한국어 / Korece
너희는 지상에서 회피할 수 도 없으며 하나님 외에는 보호자 도 그리고 구원자도 없노라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca
Dan kamu tidak akan dapat melemahkan kuasa Allah (daripada menimpakan kamu dengan bala bencana, walaupun kamu melarikan diri di mana sahaja) di muka bumi (atau di langit); dan kamu juga tidak akan beroleh sesiapapun yang lain dari Allah. - sebagai pelindung atau pemberi pertolongan.
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili
നിങ്ങള്‍ക്ക്‌ ഭൂമിയില്‍ വെച്ച്‌ ( അല്ലാഹുവിനെ ) തോല്‍പിച്ച്‌ കളയാനാവില്ല.അല്ലാഹുവിന്‌ പുറമെ നിങ്ങള്‍ക്ക്‌ യാതൊരു രക്ഷാധികാരിയും സഹായിയുമില്ലതാനും.
Maranao / mәranaw
Na di kano dn makapalagoy ko lopa; go da a bagian iyo a salakaw ko Allah, a Panarigan, go da a mamakatabang (rkano).
Norwegian / Norsk / Norveççe
Dere kan ikke sette Ham ut av spill på jorden, og, bortsett fra Gud, har dere ingen venn eller hjelper.
Polski / Polish / Polonya Dili
I jesteście bezsilni na ziemi, i nie macie, poza Nim, ani opiekuna, ani pomocnika.
Portuguese / Português / Portekizce
E não podereis frustrar (a Ele) na terra; e além de Deus, não tereis outro protetor, nem socorredor.
Romanian / Română / Rumence
Dintre semnele Sale sunt şi corăbiile pe mare ca însemnele drumului în deşert.
Russian / Россия / Rusça
Вы не спасетесь бегством на земле, и нет у вас, помимо Аллаха, ни покровителя, ни помощника.
Somali / Somalice
Mana tihidin kuwo Eebe ku daaliya dhulka dhexdiisa, idiimana sugnaanin isaga ka sokoow Wali iyo Gargaare midna.
Spanish / Español / Ispanyolca
No podéis escapar en la tierra y no tenéis, fuera de Alá, amigo ni auxiliar.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili
Na nyinyi hamwezi kushinda katika ardhi. Na wala nyinyi hamna mlinzi wala msaidizi badala ya Mwenyezi Mungu.
Svenska / Swedish / Isveççe
Ni kan inte uppresa er mot [Hans vilja] på jorden och ni har ingen beskyddare och ingen hjälpare utom Gud.
Tatarça / Tatarish / Tatarca
Ий мөшрикләр үзегезгә килә торган бәла-казадан качып котылучы түгелсез һәм сезгә Аллаһудан башка дус та, вә ґәзабтан коткаручы ярдәмче да юк.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili
และพวกเจ้าไม่สามารถจะหนีรอดไปได้ในแผ่นดินนี้ และอื่นจากอัลลอฮฺ สำหรับพวกเจ้านั้นไม่มีผู้คุ้มครอง และไม่มีผู้ช่วยเหลือ
Urdu / اردو / Urduca
اور تم زمین میں (خدا کو) عاجز نہیں کرسکتے۔ اور خدا کے سوا نہ تمہارا کوئی دوست ہے اور نہ مددگار
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe
Ва сиз ер юзида қочиб қутула олмассиз. Ҳамда сиз учун Аллоҳдан ўзга валий ҳам, нусрат бергувчи ҳам йўқ.
Bengali / বাংলা / Bengalce
তোমরা পৃথিবীতে পলায়ন করে আল্লাহকে অক্ষম করতে পার না এবং আল্লাহ ব্যতীত তোমাদের কোন কার্যনির্বাহী নেই, সাহায্যকারীও নেই।
Tamil / தமிழர் / Tamilce
இன்னும், நீங்கள் பூமியில் (எங்கு தஞ்சம் புகுந்தாலும்) அவனை இயலாமல் ஆக்குபவர்கள் இல்லை மேலும், உங்களுக்கு அல்லாஹ்வைத் தவிர, பாதுகாவலனோ, உதவிபுரிபவனோ இல்லை.