وَآيَةٌ لَّهُمْ اللَّيْلُ نَسْلَخُ مِنْهُ النَّهَارَ فَإِذَا هُم مُّظْلِمُونَ
Veâyetun lehumu-lleylu nesleḣu minhu-nnehâra fe-iżâ hum muzlimûn(e)
1
ve âyetun
ve bir âyet, delil, mucize, ibret
2
lehum
onlar için, onlara
3
el leylu
gece
4
neslehu
sıyırırız, çekip alırız
5
min-hu
ondan
6
en nehâre
gündüz
7
fe
o zaman
8
izâ
olduğu zaman
9
hum
onlar
10
muzlimûne
karanlıkta kalan kimseler, karanlıkta kalanlar
Diyanet Isleri
Gece de onlar için bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız, bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır.
Elmalılı (sadelestirilmis - 2)
Gece de onlara bir delildir. Biz ondan gündüzü soyar çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar.
Elmalılı (sadelestirilmis)
Gece de onlara bir delildir. Ondan gündüzü soyarız (çekip alırız), bir de bakarlar ki, karanlığa dalmışlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir âyet de onlara gece, ondan gündüzü soyarız bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar
Diyanet Vakfı
Gece de onlar için bir ibret alâmetidir. Biz ondan gündüzü sıyırıp çekeriz de onlar karanlıklara gömülürler.
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve bir delildir onlara gece; gündüzü ve güneşin ziyâsını çekip sıyırırız ondan da o anda karanlığa dalarlar.
Adem Uğur
Gece de onlar için bir ibret alâmetidir. Biz ondan gündüzü sıyırıp çekeriz de onlar karanlıklara gömülürler.
Ahmed Hulusi
Gece de onlar için bir işarettir! Ondan gündüzü (ışığı) çekeriz de hemen onlar karanlık içinde kalırlar.
Ahmet Tekin
Allah’ın birliğine, kudretine onlar için bir delil de gecedir. Biz geceden gündüzün aydınlığını soyar çıkarırız. Anında karanlığa gömülürler.
Ahmet Varol
Gece de onlar için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp çıkarırız, böylece karanlıkta kalıverirler.
Ali Bulaç
Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir.
Ali Fikri Yavuz
Gece de (kudretimize delâlet eden) bir alâmettir onlara: Ondan gündüzü soyar çıkarırız. Bir de bakarlar ki, karanlığa dalmışlardır.
Bekir Sadak
Onlara bir delil de gecedir: Gunduzu ondan siyiririz da karanlikta kaliverirler.
Celal Yıldırım
Gece de onlar için (ilâhî kudrete delâlet eden) açık bir belgedir. Gündüzü ondan çekip sıyırırız da hemen karanlıkta kalmış olurlar.
Diyanet Isleri (eski)
Onlara bir delil de gecedir; gündüzü ondan sıyırırız da karanlıkta kalıverirler.
Fizilal-il Kuran
Gecede onlar için bir delildir. Gündüzü ondan soyup alırız, birden onlar karanlıkta kalıverirler.
Gültekin Onan
Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen artık karanlıkta kalıvermişlerdir.
Hasan Basri Çantay
Gece de onlar için bir âyetdir. Biz ondan gündüzü sıyırıb çıkarırız. Bir de bakarlar ki karanlığa girmişlerdir onlar.
Hayrat Nesriyat
Onlar için (kudretimize) bir delil de gecedir. Ondan gündüzü soyup alırız; bir de bakarsın ki, onlar karanlıkta kalıvermiş kimseler olurlar.
Ibni Kesir
Gece de onlar için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırırız da karanlıkta kalıverirler.
Muhammed Esed
Ve (bütün evren üzerindeki hakimiyetimizin bir parçası olan) gecede de onlar için bir işaret vardır: Biz ondan gün (ışığı)nı çekip alırız; ve birden karanlıkta kalıverirler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onlar için gece de bir ibrettir. Ondan gündüzü yüzüp ayırırız. Hemen onlar, karanlıklara girmişler olurlar.
Ömer Öngüt
Gece onlar için bir delildir. Biz geceden gündüzü sıyırıp çekeriz de, onlar birden karanlıkta kalıverirler.
Şaban Piriş
Gece de onlar için bir işarettir. Gündüzü ondan çekeriz. Karanlıklar içinde kalırlar.
Suat Yıldırım
Onlara bir delil de gecedir ki, Biz ondan gündüzü sıyırıp soyarız, birden karanlığa gömülürler...
Tefhim-ul Kuran
Gece de kendileri için bir ayettir. Gündüzü ondan sıyırıp yüzeriz, hemen onlar artık karanlıkta kalıvermişlerdir.
Ümit Şimsek
Gece de onlar için bir âyettir. Gündüzü ondan soyduğumuzda, karanlıkta kalıverirler.
Diyanet Tefsiri
Gündüzün geceden çekilip alınması ile ilgili olarak âyette kullanılan fiil hem “deriyi yüzmek” veya “kabuğu soymak” hem de “çıkarmak” anlamlarına gelmektedir. Müfessirlerin çoğunluğu âyetin devamında “Karanlık içinde kalıverirler” cümlesinin yer aldığını göz önüne alarak bu olayın ürkütücü ve mahrumiyette bırakma etkisine dikkat çekildiği yorumunu yapmışlar; bazıları ise bu ifadeyle insanlara sağlanan aydınlık nimetine ve daha geniş bir bakışla yüce Allah’ın ölülere hayat verme kudretine işaret edildiğini belirtmişlerdir (Zemahşerî, III, 286; Elmalılı, VI, 4028-4029). Taberî bu ifadenin gecenin gündüze ve gündüzün geceye katılması hakkındaki âyete (bk. Âl-i İmrân 3/27) göre yorumlanmasını uygun bulmaz (XXIII, 5, 36). Âyetin bu kısmı için şöyle bir açıklama uygun olabilir: Gezegenimizde asıl olan karanlık olup dönme sebebiyle dünyanın güneşe bakan yüzü o konumunu değiştirince gündüz çekilip alınmış olmakta, asıl olan karanlık devam etmektedir (36. âyette makro planda mekân deliliyle, burada da makro planda zaman deliliyle istidlâl edildiğine dair felsefî ve kelâmî bazı izahlar için bk. Râzî, XXVI, 69-70).
Kurdî / کوردی / Kürtçe
Ji wan re nîþanek jî þev e ku em royê jê digurên; vêca ew pêre pêre di tariyê de dimînin.
Sahih International / English / Ingilizce
And a sign for them is the night. We remove from it [the light of] day, so they are [left] in darkness.
M.Pickthall / English / Ingilizce
A token unto them is night. We strip it of the day, and lo! they are in darkness.
Muhsin Khan / English / Ingilizce
And a sign for them is the night, We withdraw therefrom the day, and behold, they are in darkness.
Yusuf Ali / English / Ingilizce
And a Sign for them is the Night: We withdraw(3982) therefrom the Day, and behold they are plunged in darkness;
Shakir / English / Ingilizce
And a sign to them is the night: We draw forth from it the day, then lo! they are in the dark;
Dr. Ghali / English / Ingilizce
And a sign for them is the night; We strip the daytime from it, and so, only then they are in darkness (Literally: darksome).
Albanian / Shqip / Arnavutça
Për ata është argument edhe nata, prej të cilës largojmë ditën, kurse ata mbesin në terr.
Azerbaijani / Azərbaycanca / Azerice
Gecə də onlar üçün (qüdrətimizə) bir dəlildir. Biz gündüzü ondan sıyırıb çıxardan kimi onlar zülmət içində olarlar.
Bosnian / Bosanski / Bosnakca
I noć im je dokaz: Mi uklanjamo dnevnu svjetlost i oni ostaju u mraku.
Bulgarian / Български / Bulgarca
И нощта е знамение за тях. Ние отделяме от нея деня и ето ги -; в мрак!
Chinese / 中文 / Çince
他怞酗@種蹟象,我使白晝脫離黑夜,他怮K忽然在黑暗中。
Simplified Chinese / 简体字 / Basit Çince
他们有一种迹象,我使白昼脱离黑夜,他们便忽然在黑暗中。
Czech / Česky / Çekçe
A je pro ně znamením i noc; z ní den odlupujeme, a hle, v temnotě se nacházejí.
Dutch / Nederlands / Hollandaca
De nacht is mede een teeken voor hen: wij nemen den dag daarvan weg en, zie, zij zijn met duisternis bedekt.
Farsi / فارسی / Farsça
و شب (نیز) برای آنها نشانه (و عبرتی) است ما روز را از آن بر می کشیم، پس آنگاه همه در تاریکی فرو می روند.
Finnish / Suomi / Fince
Yökin on heille tunnusmerkkinä. Yöstä vedämme päivän erilleen, ja katso, pimeys peittää heidät.
French / Français / Fransızca
Et une preuve pour eux est la nuit. Nous en écorchons le jour et ils sont alors dans les ténèbres.
German / Deutsch / Almanca
Ein Zeichen für sie ist die Nacht, der Wir den Tag entziehen, so daß Dunkelheit sie umhüllt.
Hausa / Hausa Dili
Kuma ãyã ce a gare su: Dare Muna feɗe rãna daga gare shi, sai gã su sunã mãsu shiga duhu.
Indonesian / Bahasa Indonesia / Endonezce
Dan suatu tanda (kekuasaan Allah yang besar) bagi mereka adalah malam; Kami tanggalkan siang dari malam itu, maka dengan serta merta mereka berada dalam kegelapan.
Italian / Italiano / Italyanca
E' un segno per loro la notte che spogliamo del giorno ed allora sono nelle tenebre.
Japanese / 日本語 / Japonca
またかれらへの印には,夜がある。われがそれから昼を退かせると,見よ,真っ暗になる。
Korean / 한국어 / Korece
그들을 위한 예증으로 밤이 있나니 하나님이 낮을 거두어 간다면 그들은 암흑 속에 있게 되리라
Malay / Bahasa Melayu / Malayca
Dan lagi dalil yang terang untuk mereka (berfikir) ialah malam; Kami hilangkan siang daripadanya, maka dengan serta-merta mereka berada dalam gelap-gelita;
Malayalam / മലയാളം / Malayalam Dili
രാത്രിയും അവര്‍ക്കൊരു ദൃഷ്ടാന്തമത്രെ . അതില്‍ നിന്ന്‌ പകലിനെ നാം ഊരിയെടുക്കുന്നു. അപ്പോള്‍ അവരതാ ഇരുട്ടില്‍ അകപ്പെടുന്നു.
Maranao / mәranaw
Go tanda kiran so gagawii a pphokasn Ami ron so dawndaw, na samawto na siran na pkhalibotngan siran;
Norwegian / Norsk / Norveççe
Et jærtegn for dem er natten. Vi trekker dagen til side for den, og se, de er i mørke.
Polski / Polish / Polonya Dili
I znakiem dla nich - noc. My zdejmujemy z niej dzień i oto oni są w ciemnościach.
Portuguese / Português / Portekizce
E também é sinal, para eles, a noite, da qual retiramos o dia, e ei-los mergulhados nas trevas!
Romanian / Română / Rumence
şi soarele ce aleargă spre un culcuş al lui, căci aceasta este sorocirea Puternicului, Ştiutorului!
Russian / Россия / Rusça
Знамением для них является ночь, которую Мы отделяем ото дня, и вот они погружаются во мрак.
Somali / Somalice
Waxaaa dadka calaamo ugu filan habeenkaan Maalinta ka soo siibno, oo markaas ay mugdi galaan Dadkii.
Spanish / Español / Ispanyolca
Y tienen un signo en la noche, de la que quitamos el día, quedando los hombres a oscuras.
Swahili / Kiswahili / Swahili Dili
Na usiku ni Ishara kwao. Tunauvua humo mchana, mara wao wanakuwa gizani.
Svenska / Swedish / Isveççe
Också i natten har de ett tecken; Vi klär av den dagen - och de sveps i mörker.
Tatarça / Tatarish / Tatarca
Без кичтән көндезне суырып алабыз да кешеләр һәм җир өсте караңгыда кала, бу эштә дә Аллаһуның кодрәтенә дәлил бар.
Thai / ภาษาไทย / Tai Dili
และสัญญาณหนึ่งสำหรับพวกเขาก็คือกลางคืน เราได้ถอนกลางวันออกจากมัน แล้วพวกเขาก็อยู่ในความมืด
Urdu / اردو / Urduca
اور ایک نشانی ان کے لئے رات ہے کہ اس میں سے ہم دن کو کھینچ لیتے ہیں تو اس وقت ان پر اندھیرا چھا جاتا ہے
Uzbek / Ozbekcha / Özbekçe
Улар учун кечаси ҳам оят-белгидир. Биз уни кундуздан шилиб оламиз. Бас, улар бирдан зулматда қолгувчилардир. (Кечанинг кириш терини шилиб олишга ўхшатилмоқда. Тери аста-аста шилиб олинганидек, кундуз ҳам ундан ажратиб олинади.)
Bengali / বাংলা / Bengalce
তাদের জন্যে এক নিদর্শন রাত্রি, আমি তা থেকে দিনকে অপসারিত করি, তখনই তারা অন্ধকারে থেকে যায়।
Tamil / தமிழர் / Tamilce
இரவும் இவர்களுக்கோர் அத்தாட்சியாகும்; அதிலிருந்து பகலை கழற்றி விடுகிறோம்; அதனால் இவர்கள் ஆழ்ந்த இருளிலாகிவிடுகிறார்கள்.