İlgili Yazılar

Bir Yorum

  1. 1

    Buzbey

    Kurban kesmenin bir ibadet olarak kanımca bizden kestiğimiz hayvan ile bir tür empati kurmamız bekleniyor. Çünkü sonuçta bizim yiyeceğimiz olacak bu canlının ölürken gözlerine bakarsak aynı kaderi bizim de paylaşabileceğimizi, bu benzer bir olayın bizim de başımıza gelebileceğini görebiliriz. Bu anlayış başka insanlara karşı bizi hem daha özenli davranmaya zorlar hem de yanılgıya düştüğümüz durumlarda sorumluluk alma eğilimimizi arttırabilir. Oradaki hayvan ölecek ve biz onu yediğimizde bizim bir parçamız olacak, onun yaşamını aldığımız için artık bir sorumluluğumuz daha var, onun için de yaşamak. Onun göremediği gidemediği yapamadığı şeyleri Allah rızası için onun adına da yapmak için güdüleneceğiz. Diğer bir değişle yaşama belli düzeyde bağlanmamızı da istiyor olabilir, Allah yalnızca potansiyelimizi güzellikle doğrulukla ve iyilikle açığa çıkarmak için kolaylaştırıcı sunuyor bize. Edilgin değil etkin olmamız gerektiğini hatırlatan bir ibadet kurban kesme. Bu nedenle onu ne kadar kötü buluyorsak aslında o kadar özenle yapmayı sürdürmeliyiz, çünkü bu bizi onun etini israf etmekten daha çok sakındırır. Bu bizi onu yedikten yedirdikten sonra zamanımızı ve gücümüzü israf etmekten sakındırır, çünkü artık bunlarda kurban olan hayvanın da hakkı vardır, onun Allah tarafından yaratılan maddesi bizim bünyemize geçtiği için o maddenin hakkını vermek zorundayız.
    Diğer bir durum ise insanın kurban olarak hayvan değil bir bitki kullansa onunla empati kurması dolayısı ile yukarıda söylediklerimizi anlama eğilimi göstermesi çok daha zordur. Dilimizdeki hayvan sözcüğünün kökeni de bunun kanıtıdır, çünkü aslında başlangıçta “canlı” anlamına gelen Farsça kökenli bir sözcüktür. Yani çoğu insan bir ağacın, çiçeğin, veya otun canlı bile olduğu bilgisine erişememiş, ya da bunu benimseyememiştir. Bu bakımdan her hangi bir insana bugün Allah adına domates kurban ediyoruz, bugün Allah adına yakacak odun kurban ediyoruz desek insanlar güler, şöyle derler büyük olasılıkla:”Yani ‘domates festivali yapıyorsunuz’, ‘Allah adına ateş yakıyorsunuz’ demek istediniz sanırım” diyecektir. Çünkü bitkileri etkin davranan acı ve haz duyabilen varlıklardan sayamaz, insanların çoğunluğu. (her ne kadar Afrika’da yürüyen ağaçların varlığı saptanmış olsa da insanların bunu da bilmez ya da önemsemez) Küçük bir olasılıkla insanlar sinekkapan otları ile empati kurabilirler, fakat bu da evrimi reddedenler için olanaksızdır, çünkü benlikleri Allah’ın onları aynı maddelerden yaratmış olduğu maymunlarla akraba kılabileceğini bile sindiremeyecek kadar kibirli ve gururlu yapmıştır, çoğunlukla (sözüm bu konuda bilimsel araştırma yaparak kuramı reddedenleri kapsamamaktadır, lütfen üzerilerine alınmasınlar).
    Diğer yönden Allah hayvan değil insan kurban etmemizi isteseydi bu da bizim bünyemize son aşırı derece ezici gelirdi, herkes Hz. İbrahim’in inanç gücüne sahip değil. Üstelik ters tepebilir, insanların daha da vahşileşmesine ve birbirlerinin kanına ve etine susamasına da yol açabilir, örneğin eski çağlarda savaşlardan sonra yenen ordunun önder, yenilen ordunun önderinin etini yiyip kanını içerse onun gücüne kavuşacağına inanırmış, çoğunlukla. Allah insanların böyle yaparak da birbirlerine ve kendilerine zulm etmelerini istemez. Allah, O’nun rızası için güçlenmemizi istese de başkalarını bilinçsizce özümseyip tüketmeyi bunun meşru bir yolu olarak göstermez.
    Sonuçta kurban hem maddi hem de manevi anlamda yüklü olduğunu düşündüğüm zor bir ibadettir. Allah’ın önemsediği yalnızca özenliliğimiz (takvamız) ise bu konuda bizim düşüncemize zor geliyor diye böylesi bir ibadetten sakınmamız doğru olmaz.
    Üstelik bir hayvanın canı ne kadar değerli ise insanların canı onlardan daha az değerli midir? Buna engel olmaya çalışıp kendisine daha yakın bulduğu insanların IŞİD, EL KAİDE gibi sınır tanımazlar -Allah onları da doğru yola iletir, umarım- tarafından kafalarının kesilmesine engel olamayan ya da bunun için çabalamayanlar en hafif betimleme ile tutarsız davranmaktadır.
    Allah hepimize yol göstersin. Sağlıcakla kalın.

    Yanıt

Bir Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir