Duhâ Namazı! Kuşluk (Duhâ) Namazı İle İlgili Hadis-i Şerifler! Kuşluk (Duha) Namazı Kaç Rekattir?! Kuşluk (Duhâ) Namazı Kılınışı! Kuşluk (Duhâ) Namazı Nasıl Kılınır?!
kusluk-banner

Duha (kuşluk) namazının vakti, güneş doğup bir miktar yükseldikten sonra başlar, istiva (öğle kerahet vaktinin başladığı zaman) zamanına kadar sürer. Yada  (kuşluk vakti, güneş doğduktan 50 dakika sonra başlayıp, öğleye 20 dakika kalana kadar olan vakittir.)

Kuşluk namazı mendub bir namazdır. 2, 4, 8 veya 12 rek’at olarak kılınır. Resûl-i Ekrem`in (asm) kılmayı sevdikleri bir namazdı. 8 rek`at olarak kılınması daha faziletlidir.

Kuşluk namazı ile ilgili Resûl-i Ekrem`den (asm) şu hadîs-i şerîf mervîdir:

“Kim kuşluk vaktinde namaz kılmaya devam ederse, günahları deniz köpüğü kadar dahi olsa (kul hakkı hâriç) mağfiret olunur.” Taberânî Mu’cemü’l-Kebir

Kuşluk, teheccüd gibi nafile namazları iki rekatta bir selam vererek kılmak daha iyidir. Ancak dört rekatta bir selam vererek kılmak da uygundur. Eğer dört rekatta bir selam vererek kılınırsa ikindi namazının sünneti gibi kılınır.

 

Kuşluk Duhâ Namazının 2 Rekat Kılınışı

1. Rekatın Kılınışı

Namaz Başlangıcı (Niyet)

Niyet Edilir (Erkek)

Namaz Başlangıcı (Kadın)

Niyet Edilir (Kadın)

Niyet Edilir

Abdest alınıp, ayakta olarak kıbleye dönülür. Ayakların arası dört parmak açıklıkta olur.

Kadınlar, vücûdun şekli belli olmayacak şekilde, tepeden tırnağa kadar örtünür. Yalnız eller ve yüz açık kalır.

Ellerini kol ağzından dışarı çıkarmaz. Namazda, kadınlar için en iyi örtülü olmanın en kolay şekli, ellerini de örtecek geniş bir başörtüsü ve ayaklarını da örtecek, geniş ve uzun bir etektir.

Önce "Niyet ettim Allah rızası için Kuşluk (Duhâ) namazını kılmaya"diyerek niyet edilir.

Tekbir Getirilir

Tekbir Getirilir (Erkek)

Tekbir Getirilir

Tekbir Getirilir (Kadın)

Tekbir Alınır

"Allahü ekber" diyerek iftitâh tekbîri alınır.

Erkekler tekbîr alırken; ellerin içi kıbleye karşı ve parmak araları normal açıklıkta bulunur. Eller kulak hizasına kaldırılır.

Kadınlar tekbîr alırken; ellerinin içi kıbleye karşı, parmak araları normal açıklıkta ve parmak uçları omuz hizâsına gelecek şekilde ellerini yukarıya kaldırırlar.

Kıyam Edilir

Kıyam Edilir (Erkek)

Kıyam Edilir

Kıyam Edilir (Kadın)

Kıyam

 

Tekbîrden sonra eller bağlanır. Kıyamda yani ayakta iken secde edilecek yere bakılır.

Erkekler sağ elin avucu, sol elin üzerinde ve sağ elin baş ve küçük parmağı sol elin bileğini kavramış olarak ellerini göbek altında bağlarlar.

Kadınlar Sağ el sol elin üzerinde olacak şekilde ellerini göğüs üstüne koyarlar. Erkeklerde olduğu gibi sağ elin parmakları ile sol elin bileğini kavramazlar. Elleri baş örtüsünün altında tutmaya çalışmalıdır.

Eller bu şekilde bağlantıktan sonra, Ayakta sırasıyla;

- Sübhâneke okunur,

- Eûzü Besmele çekilir,

- Fâtiha Sûresi okunur, (Ardından 'Âmin' denir.)

-Zamm-ı sûre okunur. Meselâ, İnnâ a’taynâ... okunur. (Zamm-ı sûre, namazda okunan sûrelere denir.)

Rükûya Gidilir

Rükûya Gidilir (Erkek)

Rükûya Gidilir

Rükûya Gidilir (Kadın)

Rükû

"Allahü ekber" diyerek rükü’a varılır yani bel doksan derece eğilir.

Burada üç defa Sübhâne rabbiye'l-azîm denilir.

Rükü'da iken ayakların üzerine bakılır.

Erkekler rükü’da, parmaklarını açıp, dizlerin üstüne kor. Sırtını ve başını düz tutar. Bacaklarını ve kollarını dik tutarlar.

Kadınlar rükûda, sırtını ve başını, bacaklarını, kollarını dik tutmaz. Sırtlarını biraz meyilli tutarak erkeklerden daha az eğilirler. Ellerini parmaklarını açmayarak dizleri üzerine koyarlar ve dizlerini biraz bükük bulundururlar.

Doğrulurken

Doğrulurken (Erkek)

Doğrulurken

Doğrulurken (Kadın)

Doğrulurken

Rükû'da üç defa Sübhâne rabbiye'l-azîm dedikten sonra, doğrulurken "Semiallahü limen hamideh" diyerek rükü'dan kalkılır ve tam doğrulunca da ayakta Rabbenâ leke'l-hamd denilir.

Secdeye Varılır

Secdeye Varılır (Erkek)

Secdeye Varılır

Secdeye Varılır (Kadın)

Secdeye Varılır

Sonra, "Allahü ekber" diyerek secdeye varılır.

Secdeye inerken önce dizler, sonra eller, daha sonra da burun ve alın yere konur. Secdede baş iki elin arasında ve hizâsında bulunur. El parmakları birbirine bitişiktir. Secdede iken ayaklar kaldırılmaz. Secdede gözler kapalı olmaz. Burada üç kere Sübhâne rabbiye'l-a'lâ denilir.

Erkekler, secdede dirseklerini yanlarından uzak, kollarını yerden kalkık bulundururlar. Ayaklar, parmaklar üzerine dik tutulur ve parmak uçları kıbleye gelecek şekilde yere konur.

Kadınlar, secdede kollarını yanlarına bitişik hâlde bulundururlar.Ayaklar bitişik olarak parmaklar üzerine dik tutulur ve parmak uçları kıbleye gelecek şekilde kıvrılarak yere konur.

Not: Secde süresince ayakların her ikisinin de yerden kesilmesi namazı bozar. Ancak bir rükün yerine getirilinceye kadar ayakların ikisi veya biri yerde olursa namaz geçerlidir. Buna göre az da olsa ayaklardan ikisi ya da biri secde anında yere değmişse namaz olur. Fakat secde boyunca ayaklardan biri bile yere hiç değmediyse namaz olmaz.

Oturulur

Oturulur (Erkek)

Oturulur

Oturulur (Kadın)

Oturulur (Teşehhüd)

"Allahü ekber" diyerek başını secdeden kaldırıp diz üstü oturulur.

Otururken, parmaklar dizlerin hizâsına gelecek şekilde eller uylukların üzerine konur ve kucağa bakılır.

Burada Sübhânallah diyecek kadar kısa bir an oturulur.

Erkekler bu oturuşta, sol ayağını yere yayarak onun üzerine oturur, sağ ayak, parmakları kıbleye yönelmiş durumda dik tutulur.

Kadınlar ise, ayaklarını yatık olarak sağ tarafına çıkarır ve öylece otururlar.

Tekrar Secdeye Varılır

Tekrar Secdeye Varılır (Erkek)

Tekrar Secdeye Varılır

Tekrar Secdeye Varılır (Kadın)

Tekrar Secdeye Varılır

Tekrar, "Allahü ekber" diyerek secdeye varılır.

Burada üç kere Sübhâne rabbiye'l-a'lâ denilir.

2. Rekatın Kılınışı

Kıyama Durulur

Kıyama Durulur (Erkek)

Kıyama Durulur

Kıyama Durulur (Kadın)

Kıyama Durulur

"Allahü ekber" deyip ayağa kalktıktan sonra ikinci rekat başlamış olur.

Ayağa kalkınca elleri bağlayıp "Besmele" çekilir.

Fâtiha Sûresi okunur, (Ardından 'Âmin' denir.)

-Zamm-ı sûre okunur. Meselâ, Kul hüvallâhü ehad... okunur. (Zamm-ı sûre, namazda okunan sûrelere denir.)

Sonra "Allahü ekber" diyerek rükûa gidilir.

Rükûya Gidilir

Rükûya Gidilir (Erkek)

Rükûya Gidilir

Rükûya Gidilir (Kadın)

Rükû

"Allahü ekber" diyerek rükü'a vardıktan sonra Rükû'da üç defa Sübhâne rabbiye'l-azîm denilir.

Doğrulurken

Doğrulurken (Erkek)

Doğrulurken

Doğrulurken (Kadın)

Doğrulurken

Rükû'da üç defa Sübhâne rabbiye'l-azîm dedikten sonra, doğrulurken Semiallahü limen hamideh diyerek rükü'dan kalkılır ve tam doğrulunca da ayakta Rabbenâ leke'l-hamd denilir.

Secdeye Varılır

Secdeye Varılır (Erkek)

Secdeye Varılır

Secdeye Varılır (Kadın)

Secdeye Varılır

Sonra, "Allahü ekber" diyerek secdeye varılır.

Secdeye inerken önce dizler, sonra eller, daha sonra da burun ve alın yere konur. Secdede baş iki elin arasında ve hizâsında bulunur. El parmakları birbirine bitişiktir. Secdede iken ayaklar kaldırılmaz. Secdede gözler kapalı olmaz. Burada üç kere Sübhâne rabbiye'l-a'lâ denilir.

Oturulur

Oturulur (Erkek)

Oturulur

Oturulur (Kadın)

Oturulur (Teşehhüd)

"Allahü ekber" diyerek başını secdeden kaldırıp diz üstü oturulur.

Burada Sübhânallah diyecek kadar kısa bir an oturulur.

Tekrar Secdeye Varılır

Tekrar Secdeye Varılır (Erkek)

Tekrar Secdeye Varılır

Tekrar Secdeye Varılır (Kadın)

Tekrar Secdeye Varılır

Tekrar, "Allahü ekber" diyerek secdeye varılır.

Burada üç kere Sübhâne rabbiye'l-a'lâ denilir.

Tahiyyata Oturulur

Tahiyyata Oturulur (Erkek)

Tahiyyata Oturulur

Tahiyyata Oturulur (Kadın)

Tahiyyata Oturulur

"Allahü ekber" diyerek başını secdeden kaldırıp diz üstü oturulur.

Oturunca sırasıyla;

- Ettehiyyâtü okunur,

- Allâhümme Salli okunur,

- Allâhümme Bârik okunur,

-Rabbenâ duaları "Rabbenâ Âtina" ve "Rabbenâğfirlî" okunur.

Selam Verilir (Erkek)

Selam Verilir (Erkek)

Selam Verilir

Selam Verilir (Kadın)

Selam Verme

Dualar bitince yüzümüzü önce sağ tarafa çevirerek Es-selâmü aleyküm ve rahmetullah deriz.

Selâm verirken omuzlara bakılır.

Sonra yüzümüzü sol tarafa çevirerek Es-selâmü aleyküm ve rahmetullah deriz.

Böylece İki Rekatlık Kuşluk (Duhâ) Namazı Tamamlanmış Olur.

Kuşluk Vaktinde Kılınan Kuşluk (Duhâ) Namazı

Duha, Arapça bir kelime olarak lûğatte, "güneş isabet etmek, terletmek, kuşluk yemeği yemek" manalarına gelir. "Dahvetün" kelimesi günün ilerlemesi, güneşin biraz yükselmesi manasına; duhâ kelimesi ise kuşluk vakti, gün aydınlığı manalarına gelir.

Bu anlamıyla duhâ, aşağıda sıralayacağımız Kur'ân âyetlerinde de geçmektedir.

1- "Yahut kasabaların halkı duha (kuşluk) vakti eğlenirken azabımızın kendilerine gelmesinden güvende miydiler?" (el-Â'râf, 7/98)

2- Hz. Musa: "Buluşma zamanınız sizin bayram gününüzde insanların toplandığı duha (kuşluk) vaktidir" dedi. (Tâhâ, 20/59)

3- "Kuşluk vaktine andolsun " (ed-Duha, 93/1)

4- "Kıyameti gördükleri gün dünyada ancak bir akşam yahut bir duhâ (kuşluk) vakti kalmış olduklarını sanırlar. " (en-Naziat, 79/46)

Fıkhî ıstılahta duhâ vakti güneşin doğuşundan takriben bir-birbuçuk saat sonra giren zamana denir. Bu zaman güneşin batıya meyletmesinden yarım saat öncesine kadar devam eder. Bu zamana Türkçe'de kuşluk vakti denir.

İslâm'da işte bu zaman dilimine mahsus mendup olan duhâ (kuşluk) namazı vardır. Kur'ân-ı Kerim'de duhâ namazı diye bir namazdan bahsedilmemektedir. Bu namaz bazı hadislerde konu edilmektedir. Taberânî Mu'cemü'l-Kebir adlı eserinde Ebu'd-Derdâ yoluyla Peygamber Efendimizin (s.a.s.) şöyle dediğini naklediyor:

"Kim iki rekât duhâ namazı kılarsa o kimse gafil kimselerden olmaz. Kim duhâ namazını dört rekât kılarsa Allah'a ibadet eden kimselerden olur. Kim bu namazı altı rekât kılarsa o gün ona duhâ namazı olarak kâfi gelir. Kim yine bu namazı sekiz rekât kılarsa, Allah o kimseyi kendisine itaat eden kimselerden kabul eder. Ve kim ki bu duhâ namazını oniki rekât kılarsa Allah ona Cennet'te bir köşk yapar. " (et-Tahtavî, 321)

Ayrıca yine duhâ namazı konusunda Ummu Hâni'den;

"Rasûlullah (s.a.s.) Mekke'nin fethi gününde sekiz rekât namaz kıldı. Bu namaz duha namazıydı" hadisiyle yine Ebu Hüreyre'den; "Dostum Rasûlullah (s.a.s.) bana üç şeyi tavsiye etti; onları ölünceye kadar bırakmam: Her aydan üç gün oruç tutmak, duhâ (kuşluk) namazı kılmak, vitir namazı kılıp da uyumak" (Tecrid-i Sarih Tercümesi, IV, 151).

Hz. Âişe'den "Rasûlullah (s.a.s.) duhâ namazını dört rekât kılar ve dilediği kadar da artırırdı" şeklinde hadisler de varid olmuştur.

Duhâ (kuşluk) namazının fıkhî hükümlerine gelince: Bu namazı dört rekât ve daha fazla kılmak menduptur (güzeldir). Bu namaz oniki rekâta kadar kılınabilir. Ayrıca en azı iki rekat, en fazlası on iki rekât, ortası ve en faziletli olanı sekiz rekâttır, diyen âlimler de vardır.

Büyük muhaddis Hâkim bu konuda şöyle demiştir.

"Ben hadis hafızı olan, kuvvetli ilim sahibi hadis imamlarıyla arkadaşlık ettim. Onların, bu konudaki haberlerinin sıhhatli olması sebebiyle duhâ namazını dört rekât kıldıklarını gördüm. Ben de aynı görüşteyim." (Tahtavî, 321)

Öte yandan âlimler duhâ namazını devamlı kılmanın mı, yoksa zaman zaman kılmanın mı faziletli olduğu konusunda değişik görüşler beyan etmişlerse de, tercih edilen görüş, devamlı kılmanın faziletli olduğudur.

 

Abdurrahman İbnu Ebî Leyla (rahimehullah) anlatıyor:

"Bize, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın kuşluk namazı kıldığını Ümmü Hâni 'den başka kimse anlatmadı. O dedi ki:

"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Fetih günü, benim eve geldi, yıkandı ve sekiz rek'at namaz kıldı. Ben bundan daha hafif bir namazı hiç görmedim. Ancak rükû ve secdeleri tam yapıyordu.''

| Buharî, Teheccüd 31, Taksîru's-Salât 12, Megâzî 50 ; Müslim, Hayz 71, (336) ; Müsafirîn 80, (336) ; Muvatta, Kasru's-Salât 28, (1, 152); Ebu Dâvud, Salât 301, (1290, 1291); Tirmizî, Salât 346, (474); Nesâî, Tahâret 143, (1, 126); Gusl, 11, (1, 202).

 

 

Ebu Zerr (radıyallahu anh) anlatıyor:

"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Her gün, sizin her bir mafsalınız için bir sadaka terettüp etmektedir. Her tesbih bir sadakadır. Her tahmîd bir sadakadır, her bir tehlîl bir sadakadır. Emr-i bi'l-ma'ruf bir sadakadır. Nehy-i ani'l-münker de bir sadakadır. Bütün bunlara, kişinin kuşlukta kılacağı iki rek'at nemaz kâfi gelir."

| Müslim, Müsâfirîn 84, (720); Ebu Dâvud, Salât 301, (1286).

 

 

Büreyde (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"İnsanda üçyüzaltmış mafsal vardır. Her bir maf sal için bir sadakada bulunması gerekir. ''

(Bunu işitenler): "Buna kimin gücü yeter?" dediler: Aleyhissalatu vesselam:

" Mescidde toprağa gömeceği bir balgam, yoldan bertaraf edeceği, bir engel... Bunları bulamazsa, kuşluk vakti kılacağı iki rek'at namaz!"

| Ebu Dâvud, Edeb 172; (5242).

 

 

Ebu Zerr ve Ebu 'd-Derdâ (radıyallahu anhümâ) anlatıyor:

"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allah Teâlâ hazretleri dedi ki: "Ey Ademoğlu! Günün evelinde benim için dört rek'at namaz kıl, ben de sana günün sonunu garantileyeyim. ''

| Tirmizî, Salât 346, (475).

 

 

Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor:

"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim kuşluğun bir çift (namaz)ına devam ederse, deniz köpüğü kadar çok da olsa, Allah günahlarını affeder."

| Tirmizî, Salât 346, (476).

 

 

Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor:

"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki:

"Kim kuşluk namazını oniki rek'at kılarsa Allah Teâlâ Hazretleri, cennette onun için altından bir köşk bina eder.''

| Tirmizî, Salât 346, (473).

 

 

Zeyd İbnu Erkam (radıyallahu anh) anlatıyor:

"Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyundular ki: "Kuşluk namazı, boduğun (yani deve yavrusunun) ayağı kumdan yanmaya başladığı andan itibaren kılınır."

| Müslim, Müsâfirîn 43, (748).

 

 

Kim kuşluk namazını iki rekât kılarsa, o kimse gafillerden olmaz (yazılmaz). Kim dört rekât kılarsa, âbidlerden (ibadet edenlerden) yazılır. Kim altı rekât kılarsa o gün ona yeter. Kim sekiz rekât kılarsa, Allah onu çok kunut eden (kânitîn) kimselerden yazar. Kim on iki rekât kılarsa, Allah ona Cennet’te bir köşk bina eder.”

| Taberani, el-Mu’cemu’l-evsat, I,182

 

 

“Cennette bir kapı vardır ki ona duhâ kapısı denir. Kıyamet günü bir münâdi şöyle nida eder: Duhâ namazına devam eden kimseler nerede? İşte bu sizin kapınızdır, haydi Allah’ın rahmetiyle bu kapıdan içeriye girin.”

| Taberanî, el-Mu’cemu’l-kebîr, XX, 30

 

 

Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) bir mevkiye askerî birlik göndermiş, onlar da umulandan çok daha önce ganimetlerle dönmüşlerdi. Gazilerin kısa sürede böylesine bol ganimetle dönmelerini gıptayla karşılayanlar olmuştu. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) onları teselli etmek için şöyle buyurdu:

“Size bunlardan daha yakınınızda olan, ganimet bakımından daha çok ve daha tez eve döndüren bir amelden haber vereyim mi? Sabahleyin duhâ namazını kılmak üzere namazgâha yönelen kimse, hem daha yakın bir gazvede bulunmuş, hem daha çok ganimet almış, hem de daha tez evine dönmüş olur.”

| Müsned, II, 175; Sahîhu İbn Hibban, VI, 276

 

 

Hz. Aişe (r.anha) huzuruna gelen insanlara şu tavsiyede bulunmuştur:

“Şayet benim önüme ebeveynim diriltilip getirilseler bile, bu duhâ namazını asla terk etmem.”

| Muvatta’, Salâtu’d-duhâ 325

 

Kuşluk (Duha) Namazı Ne Zaman Kılınır ?

Fıkhî ıstılahta duhâ vakti güneşin doğuşundan takriben iki saat sonra giren zamana denir. Bu zaman güneşin batıya meyletmesinden az öncesine kadar devam eder. Bu zamana Türkçe'de kuşluk vakti denir.

Kuşluk (Duha) Namazı Kaç Rekattir?

2, 4, 8 veya 12 rek`at olarak kılınır. 8 rek`at olarak kılınması daha faziletlidir.

Kuşluk (Duha) Namazına Evvabin De Denir Mi?

Zeyd İbni Erkam radıyallahu anh kuşluk namazını erken kılan bazı kimseleri gördü de şöyle dedi:

Şüphesiz bunlar da bilirler ki, kuşluk namazını sonraki bir saatte kılmak daha sevaptır. Zira Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Tövbe edip Allah’a dönenlerin (evvâbînin) namazı, sıcaktan deve yavrularının ayağı yandığı zamandır.” (Müslim, Müsâfirîn 143.)

Kuvvetli bir ihtimalle hadisteki “evvabin” tabiri, sözlük anlamında kullanılmış ve bununla “kuşluk namazını kılmak, Allah’a yönelen, ona yalvarıp yakarmasını bilen insanların işi” olduğu kast edilmiştir.
Yoksa, bütün alimlerin ittifakıyla, bütün fıkıh kitaplarında, evvabîn namazı akşam ile yatsı arasında kılınan sünnetlerdir. Duha ise kuşluk namazıdır. (Misal olarak bk. Tahtavî, s. 317,321; Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 2/62-64).

Nitekim bir hadiste akşam nazmından sonra kılınan sünnetler için de “Evvabin” ifadesi kullanılmıştır.

Hadis-i şerifte Hz. Peygamber (a.s.m) şöyle buyurmuştur:

“Kim akşam namazından sonra altı rekat namaz kılarsa, evvabinler(tövbe edenler)den sayılır.”(bk.Tahtavî,  Merakı’l-felah, s.317).

İşrak Ve Kuşluk (Duha) Namazı Farklı Namazlar Mıdır?

İşrak namazı, Duhâ namazının kılındığı ilk vakittir. Dolayısıyla iki farklı namaz değildir. Güneş doğduktan ve yükseldikten sonra kılındığı için İşrak namazı diye adlandırılmıştır.

Değerli âlim Abdulaziz b. Baz -Allah ona rahmet etsin- bu konuda şöyle demiştir:

"İşrak namazı; Duhâ namazının kılındığı ilk vakittir." ("Mecmû'u Fetâvâ İbn-i Baz"; c: 11, s: 401)

Duhâ namazının vakti, güneşin doğuşundan başlar, öğle namazının öncesine kadar yükselmesine kadar devam eder.

Değerli âlim Muhammed b. Salih el-Useymîn -Allah ona rahmet etsin- Duhâ namazının vaktini; "güneş doğduktan onbeş dakika sonra başlar, öğle namazından on dakika önce sonra erer" şeklinde takdir etmiştir. ("eş-Şerhu'l-Mumti'"; c: 4, s: 122)

Bütün bu vakitler, Duhâ namazının vaktidir.

Duhâ namazı için en fazîletli vakit; güneşin sıcaklığının şiddetlenmesinden sonraki vakittir.

Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu konuda şöyle buyurmuştur:

(( صَلاةُ الأَوَّابِينَ حِينَ تَرْمَضُ الْفِصَالُ.)) [ رواه مسلم ]

"Evvâbin namazını, sıcaktan deve yavrularının ayaklarının (toynaklarının) yandığı zamandır." (Müslim; hadis no: 748)

Hadiste geçen "Fisâl" kelimesi, deve yavruları demektir.

"Termedu" kelimesi ise, güneş sıcaklığının şiddetlenmesi demektir." ("Mecmû'u Fetvâvâ İbn-i Baz"; c: 11, s: 395)

Âlimler, Duhâ namazının vaktini, gündüzün dörtte birlik yani güneşin doğuşu ile öğle namazı arasındaki sürenin yarısı olarak takdir etmişlerdir." Bkz: (Nevevî; "el-Mecmû'"; c: 4, s: 36. "el-Mevsûatu'l-Fıkhiyye"; c: 27, s: 224)

Kuşluk (Duhâ) Namazı İle İlgili Soru ve Cevaplar

 

Kuşluk (Duhâ) Namazı Videolu Anlatım