Warning: include_once(/home/content/a2pnexwpnas02_data01/49/3536849/html/wp-content/plugins/akismet/akismet.php): failed to open stream: Permission denied in /home/content/a2pnexwpnas02_data01/49/3536849/html/wp-settings.php on line 305

Warning: include_once(): Failed opening '/home/content/a2pnexwpnas02_data01/49/3536849/html/wp-content/plugins/akismet/akismet.php' for inclusion (include_path='.:/usr/local/php5_6/lib/php') in /home/content/a2pnexwpnas02_data01/49/3536849/html/wp-settings.php on line 305

Warning: session_start(): Cannot send session cookie - headers already sent by (output started at /home/content/a2pnexwpnas02_data01/49/3536849/html/wp-settings.php:305) in /home/content/a2pnexwpnas02_data01/49/3536849/html/wp-content/plugins/captcha-code-authentication/wpCaptcha.php on line 45

Warning: session_start(): Cannot send session cache limiter - headers already sent (output started at /home/content/a2pnexwpnas02_data01/49/3536849/html/wp-settings.php:305) in /home/content/a2pnexwpnas02_data01/49/3536849/html/wp-content/plugins/captcha-code-authentication/wpCaptcha.php on line 45
Namaz Hocası | Mekteb-i Suffa

istiska-banner

Yağmurun hiç yağmaması, az yağması, yeraltı sularının kesilmesi, tarım ve hayvanlar için su ihtiyacının ortaya çıkması gibi durumlarda yağmur duası yapılır. İnsanların Rablerinden gafil olmaları ve aralarında günahların yayılması sebebiyle, Allah insanları denemek için bazı zamanlarda kuraklıklar meydana getirir.

Bu durumun değişmesi için, Allah’a tevbe ve istiğfar etmek gerekir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Nuh, Mûsa ve Hûd (aleyhimü’s-selam) gibi Peygamberlerin kavimlerine yağmur verilmesi için yaptıkları dualardan söz edilir.
Allah Teala Nuh (a.s)’dan söz ederek şöyle buyurur:

“Onlara Şöyle dedim: Rabbinize istiğfar edin ki, gökten size yağmur indirsin. Size çok mal, evlat ve bahçeler versin, nehirler akıtsın” (Nuh, 71/10-12).

Hz. Musa’dan söz ederek Yüce Allah şöyle buyurur:

“Hani, Mûsâ kavmi için su dilemişti. Biz de, ‘Asanı kayaya vur’ demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı bilmişti. ‘Allah’ın rızkından yiyin, için. Yalnız, yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın’ demiştik.” (el-Bakara, 2/60).

Ebû Hanife’ye göre, İstiska namazının cemaatle kılınması sünnet değildir. İnsanlar yağmur duasında ayrı ayrı namaz kılarlarsa kerahetsiz olarak caiz olur. Çünkü İstiska dua ve istiğfardan ibarettir. Bu yüzden bu dua cemaatsiz ve hutbesiz olarak yerine getirilir.
Ebû Yusuf ve İmam Muhammed’e göre; yağmur duası namazının, ihtiyaç varsa, hazar veya seferde kılınması menduptur. Bu dua, Resulullah (s.a.s)’ın sünneti ve raşid halifelerin amelleri ile sabittir. Yağmurun yağması gecikirse, yağmur duası günler boyu bir kaç defa tekrarlanır. Çünkü Allah Teala duada ısrarlı olanları sever (el-Kasanî, a.g.e., l, 282; İbnül-Hümam, Fethul-Kadîr, l, 437; İbn Abidîn, a.g.e., l, 790 vd.; İbn Rüşd, Bidayetül-Müc-tehid, II, 209).

 

İmam Azam’a göre “İstiska’dan  maksad yalnız duadır, mağfiret dilemektir. Bunda cemaatle namaz sünnet değildir; fakat caizdir. İnsanlar isterlerse ayrı ayrı namaz kılabilirler.”

 

 

Enes b. Malik (r.a) şöyle anlatır:

“Hz. Peygamber, cuma günü hutbe irad ederken bir adam geldi, onun karşısında durdu ve şöyle dedi:

– Ya Rasülüllah! Hayvanlar mahvoldu, yollar kesildi. Allah’a dua et, bize yağmur versin.

Allah’ın Rasul’ü ellerini kaldırarak,

“Allahım bize su ver, Allah’ım bize su ver” diye dua etti. Gökte hiç bir bulut işareti yok iken, birden bir bulut çıkıp çevreye yayılmış ve yağmur yağmağa başlamıştı. Bu durum bir hafta sürdü.

Ertesi cuma bir adam geldi: “Ey Allah’ın elçisi! Mallarımız telef oldu, yollar kesildi. Allah’a dua et, bizden yağmuru kessin dedi.

Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle dua buyurdu:

 “Allahümme havaleyna vela aleyna. Allahümme alel-akami ve’zzırabi ve bulünil-evdiyeti ve menabiti’ş-şeceri”.

Anlamı: “Allahım! Yağmuru üzerimize değil, çevremize, dağlara, tepelere, vadilere ve ağaçlı yerlere ver”. Bu dua île yağmur kesildi (Buharî, İstiska, 6; Müslim, İstiska, 8).

Yağmur duası namazı ( istiska) için en büyük idarecinin veya onun göstereceği kimsenin, cuma namazı gibi aşikâre okuyuşla iki rekat namaz kıldırması mendubdur. Bu namazın arkasından, bayramlarda olduğu gibi, hutbe okunur. Hatib minbere çıkmaz, yerde durur. Kılıç, ok veya sopa gibi bir şeye dayanarak hutbelerini okur.”

İmam Muhammed’e göre hatib, hutbe esnasında elbisesi dört köşeli ise bunun aşağısını yukarıya, yukarısını da aşağıya çevirir. Değirmi ise sağını sol tarafa ve solunu da sağ tarafa getirir. Giydiği kaba kaftan, ise, içini dışarıya ve dışını da içeriye getirir ve bu şekilde elbisesini giyer. Bu, sıkıntılı durumun değişmesi için bir hayır nişanı olarak yapılır. Fakat cemaat elbiselerini böyle tersine giymez.

 

 

Üç gün arka arkaya İstiska duasına çıkılması güzeldir. Yağmurun inmesi gecikirse, eski elbiseler giyilerek ve başlar öne eğilerek tevazu içinde yaya olarak çocuklar, ehli hayvanlar ile bunların yaşlıları beraberce sahraya çıkılır. Önceden tevbeler yapılır, sadakalar verilir. Haksız yere alınmış şeyler varsa, sahiblerine geri verilir. Müslümanlar için mağfiret istenir.

Müslümanlar yağmur duasına çıkarlarken çocuklarını, evcil hayvanlarla onların yavrularını beraberlerinde götürürler. Çocukları ve yavruları bir müddet analarından uzaklaştırırlar. Böylece üzüntülü bir hal içinde zayıflara ve ihtiyarlara dua ettirerek kendileri de amîn derler. İşte üzüntü, tevazu, kalb yumuşaklığı ve büyük bir teslimiyet içinde Yüce Allah’ın rahmet ve yardımı istenir. Daha sahraya çıkmadan yağmur yağmaya başlarsa, buna bir şükür karşılığı olsun diye yine sahraya çıkarlar. Bunu yapmak mendubdur.

Yağmurlar istenenden çok yağmaya başlayınca, bunun kesilmesi veya başka taraflara dönmesi için dua edilmesinde bir sakınca yoktur.

Yağmur yağarken: “Allahümme sayyiben nafı’an”, yani ;  Allah’ım! bunu yararlı yağmur yap,” denir.

İstenilenden fazla yağınca da: “Allahümme havaleyna ve lâ aleyna”,  yani ; Allah’ım! Bunu zarar vermeyecek yerlere yağdır, bizim üzerimize yağdırma” diye dua edilir.

Dua eden isterse ellerini yukarıya kaldırır, isterse iki işaret parmağı ile işaret eder. Her duada ellerin içlerini göğe doğru tutmak sünnettir.

İşte bu yağmur duasında gafil olan insanlar için bir uyarma dersi vardır. Her zaman sonsuz rahmetine ve yardımına kavuşmakta bulunduğumuz ikram ve merhameti bol Allah’ımızı hiç bir an unutmamak ve her vesile ile ona muhtaç olduğumuzu anlayarak Yüce varlığına yönelmek ve yalvarışta bulunmak, bizim için bir kulluk borcudur.

Bir düşünelim: Zaman zaman bulutlardan topraklarımıza yağan o yararlı yağmurlar kesilse, bunun sonu olarak da ırmaklar ve dereler kurusa, su kanalları bomboş kalsa, acaba bu suları bize kim getirebilecektir?

Kaynaklarından daima fışkırıp duran ve hayatımıza hizmet eden o tatlı ve berrak suları Yüce Allah yerin dibine geçirse, acaba bunları kim bize getirebilecektir?

İşte

“De ki: ‘Söyleyin bana! Eğer suyunuz (yerin dibine) çekilecek olsa, artık size kim bir akar su getirebilir?'” ( Mülk Suresi 30. Ayeti )

 

âyet-i kerimesi de, dikkat ve düşüncemizi bu noktaya çekiyor. Artık insanlık için habersiz kalmak ve Hak’tan yüz çevirip nankörlük etmek asla caiz olmaz.

 

Peygamber Efendimizin bize nakledilen yağmur duası şudur:

yagmur-duasi

“Allahümme, eskına ğaysen mağîsen henîen merîen ğadekan mücellilen seyhan ammen tabakan.

Allahümme, eskıne’l-ğâyse ve lâ tec’alnaminelkanitîn.

Allahümme, inne bilbilâdi ve’l-ibadi vel-halkı minel-levâi ve’d-danki ma lâ neşkü illâ ileyke.

Allahümme, enbit lena Ezzer’a edirre lena eddar’a ve eskına min berakâtissema’i ve enbit lena min berekatı’l-arzı.

Allahümme, inna nestağfıruke inneke künte ğaffaren feersilissemae aleyna midrara.”

Anlamı:

“Bize yardım eden, içimize sinen, bol ve faydalı olup her tarafı kaplayan ve her tarafı sulayan genel bir yağmur ihsan et.

Allah’ım! Bizi yağmurla sula, bizi ümitlerini kesmiş kimselerden etme.

Allah’ım! İlerde, kullarda ve yaratıklarda öyle bir güçlük ve darlık var ki, senden başkasına arzedemeyiz…

Allah’ım! Bizim için ekinler bitir, hayvan memelerini sütle doldur, bizi göğün bereketlerinden sula ve yeryüzünün bereketlerinden bize ürün bitir.

Allah’ım! Biz senden mağfiret dileriz.

Şübhe yokki sen, çok bağışlayansın. Artık bize gökten bol bol yağmur yağdır.”